şüheda

şüheda
@shda
“Belki de delirdim!”
Bir toplum, yalnızca tek bir değer sistemine, kelimenin tam manasıyla, yüksek değerler doğrultusunda adım adım düzen­lenmiş hayatın bütün alanlarını kapsayan anlam unsurlarını (deneyim ve eylem şemalarından hayat idamesinin genel ka­tegorilerine varıncaya kadar) içerisinde barındıran tek bir sis­teme sahip olması durumunda dahi, “krize meyyal” olabilir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Görünürde, faaliyetleri yasaklanmış olan tarikat ve cema­atlerin kavuştuğu meşruiyet bugün itibariyle merdivenaltı oluşumların ve sahte şeyhlerin döl yatağına dönüşmüştür. Sorgulanması gereken, asıl bu döl yatağıdır.
Holdingleşen tarikat ve cemaatler dini bir sektör ve piyasa oluşturuyor: Dini ritüellerin etrafında gelişen pazardan daha fazla pay alma hırsı olmadık dini suistimallere yol açmaktadır. Vaaz ve hutbeler, televizyon programları ve sair araçlarla yapılan cemaat propagandalarında artık gizleme ihtiyacı duyulma­dan suistimaller yapılmaktadır.
Durkheim, günümüz batı toplu­munda intihara yatkınlığın, hep Mill'in «özgürlük» de­diği şeye bağlı olan iki şartlanma türüyle birlikte görül­düğünü keşfetmiştir. Geleneksel ve grup değerleri bas­kılarının gevşemesi, bazı kişilerde bir kuralsızlık, istek ve tutkuların alabildiğine boş bırakılması durumu yara­tır. Ben'in erişmek için çabalayacağı tatmin miktarının gerçek hiçbir sınırı olamayacağı için, Ben kendisini son­suz ve hayal kırıcı bir zevk avında boğulmuş olarak gö­rür. Somut evrenin sonsuzluğu içinde birey için top­lumsal ya da öznel hiçbir sınır olmadığından birey dol­durmaya çalıştığı vakum içinde erir gider. İç sınırların böylesine eksik oluşu, bireyin gücünü ve kişisel örgü­tünü dayanılmaz bir ölçüde aşarsa, intihar durumu ko­laylıkla ortaya çıkabilir.