Ben geleceğin hiçbir yerde yazılı olmadığına derinden inanıyorum, gelecek bizim ona yaptıklarımız olacak.
Bazıları anlamlı anlamlı göz kırparak, Doğulu olan bana, "ya kader?" diye soracaktır. Buna hep bir yelkenli için rüzgar neyse, kaderin insan için aynı şey olduğu cevabını veriyorum. Dümen başındaki insan rüzgarın nereden eseceğine karar veremez, ne şiddette eseceğine de, ama kendi yelkenini yönlendirebilir. Ve bu da kimi zaman inanılmaz derecede fark eder. Aynı rüzgar deneyimsiz ya da ihtiyatsız ya da yanlış karar veren bir denizciyi felakete sürüklerken, bir başkasını sakin bir limana ulaştıracaktır.
...benim gözümde inançlı bir insan, sadece bazı değerlere inanan kişidir - ve ben bunları tek bir değerde özetlerdim: insanoğlunun onuru. Gerisi mitoloji ya da umutlardan başka bir şey değil.
İstenildiği kadar kutsal kitaplara dalınsın, meallere bakılsın, gerçekler toplansın, daima farklı, birbiriyle çelişen yorumlar olacaktır. Aynı kitaplara dayanarak köleliği içinize sindirebilir ya da mahkûm edebilir, ikonları yüceltebilir ya da ateşe atabilirsiniz, şarabı haram kılabilir ya da hoşgörebilr, demokrasiyi ya da din devletini savunabilirsiniz; bütün insan toplulukları yüzyılların akışı içinde şimdiki uygulamalarını doğru göstermişe benzeyen kutsal ayetler bulup çıkarmayı bilmişlerdir.
Bilimsel olarak ırk diye bir şey yok Bride, ortada ırk diye bir şey yokken ırkçı olmak bir seçimdir. Irkçılık bundan nemalananlar tarafından öğretiliyor tabii, ama son kertede bir seçim yine de. Irkçılar buna da tutunamasa elinde hiçbir şey kalmayacak tipler.