Bu serinin iki kitabini okuyana kadar hep erkek kardeşimin neden benim kadar anneme öfke duymadığını,hatta benim kızmalarimi haksız bulmasını anlamıyordum. Bu iki seriyi okuduktan sonra farkettim ki,annem bana yaptığı acımasızlığı kardeşime yapmamıştı hiçbir zaman. Ona anne olurken beni hep kendi annesi gibi,arkadaşı gibi görmüş ,kendi çıkarları için kullandığı bir insan etmişti. Hatam olmasa bile sırf kendini rahatlatmak için beni hep eleştirip durmuş ,yaptığım güzel şeyleri taktir etmemiş ,kendi hataları bana yüklemiş ve benim ona muhtaç olmam icin herşeyi yapmıştı. Özgür olmama,karar vermeme hiç izin vermemişti. 25 yıl boyunca içimde devasa bir boşluk ile yaşadım. Hep kendini suçlayan ,bir işi beceremeyen,bir yerlere tutunamayan,dönüp dolaşıp annesinin yarattığı o iç sesle kendinden nefret edip defalarca intihar etmeye kalkışmış biri haline gelmiştim. Sebebini yıllarca bilemedim. Çünkü annem en mükemmel ,en harika insandı. 5 yaşında iken babam öldüğünden beri bize sahip çıkmış , büyütmüştü. Benim degil onda kusur bulmak onun dediklerini yapmamak gibi bir hakkım bile yoktu. Onun istediği okulları okudum ,onun istediklerini giydim,onun istedikleri ile arkadaş oldum,o istediği için sevdiğim şeyleri çoğunu terkettim ,kendisi hiç sevilmedigi için bana da hicbir zaman sevilmeyecegimi öyle güzel öğretmişti ki bir erkek benimle ancak kullanmak için beraber olabilirdi. Bu yasima kadar ona ne zaman karşı çıkmaya kalksam terk etmek ile ,ölmek ile tehdit edip durdu,panik atak krizlerine girdi. Benim acı cekmem ,kendi hayatımı yaşamak istemem ,kendimi tanımak bilmek istemem,güzel şeyler başarmam onun umurunda değildi ,hiçbir zaman da olmadı. Olmayacakta. Onlarca terapi ve bu kitaplardan sonra kendimi korumak için benim ondan uzaklaşıyor olmam onda sadece günün sorunlarını