"Kendimi onlardan biri gibi görmüyorum. Kim kime ne kadar borç verdi, kimin tarlası nasıl bölüşüldü, düğünde kim ne taktı... İnsan ilişkilerinden örülmüş ve çıplak tene giyilmek zorunda kalınmış kaşındıran bir kazak gibi. Şehri bu yüzden seviyorum, bol bir elbise."
"Yalnızlık mı? Bin bir türlü insanın canını dişine takarak yaşayabildiği bir şehirde, anne babamız yaşında insanların dilendiği, çocukların tiner kokladığı bir şehirde, yalnızlık değil öfke duyulur ancak."