hazal ✶

hazal ✶
@shieldmaiden
tryna climb a wall that my mind has built ~๑
biyoloji lisans öğr.
eskişehir
ankara, 12 Nisan 2001
1.011 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 2)
200 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Reklam
Elbette ki ablasını koruduğuna inanıyordu, ama gördüğümüz gibi inançlar keyfidir; daha da kötüsü, kendimiz için seçtigimiz ölçütler ve değer yargılarını korumaya yararlar. Bu kardeş kendine yanıldığını itiraf etmektense ablası ile olan ilişkisini bozmaya razıydı, oysa yanıldığını kabul ederek ilk başta onu yanıltmış olan güvensizliklerini aşabilirdi.
Sayfa 137
Alıntı
Yanılıyorsam bu ne anlama gelir?
Birçok kişi kendine yanılıp yanılmadığını sorabilir, ama pek az kişi bir adım daha ileri giderek yanılmasının ne anlama gel­diğini itiraf eder. Çünkü yanılmamızın ardındaki potansiyel anlam genellikle acı verir. Sadece değer yargılarımızı sorgula­mamız yetmez, farklı, çelişkili bir değer yargısının da potansi­yel olarak nasıl göründüğünü dikkate almaya bizi zorlar.
Sayfa 135
Alıntı
Bir alay geleneksel bilgelik size “kendine güven”, “yüreği­nin sesini dinle” ve bunun gibi kulağa hoş gelen klişeleri tav­siye eder. Ama belki de kendinize daha az güvenmeniz gerekir. Yürek­ lerimiz ve zihinlerimiz bu kadar güvenilmezse, belki niyet­lerimizi ve motivasyonlarımızı daha fazla sorgulamalıyız. Hepimiz sürekli yanılıyorsak, gelişmek için tek mantıklı yol kuşkuculuk, inançlarımızı ve varsayımlarımızı enine boyuna durmadan sorgulamak değil mi? Bu kulağa korkutucu ve kendine-zarar-vermeye-yol-açacak gibi geliyor olabilir. Ama aslında epey olumludur. Sadece daha güvenli bir seçenek değil, aynı zamanda özgürleştiricidir.
Sayfa 123
Alıntı
Zihnimizin en büyük önceliği, deneyimlerimizi daha önce­ki deneyimlerimizle, inanç ve duygularımızla uyumlu olacak şekilde işlemektir. Ama gerçek yaşamda geçmiş ve gelecek uyumlu değildir: Şimdi zamanda deneyimlediklerimiz geç­mişte doğru ve mantıklı kabul ettiğimiz her şeyin yüzüne tokat gibi çarpar. Uyumu tutturmak çabasıyla, zihnimiz bu gibi durumlarda sahte anılar üretir. Şimdiki deneyimimizi hayali geçmiş deneyimle ilişkilendirerek -artık o anlam her neyse çoktan kurulmuş olan anlamı korumamızı sağlar. Söylediğim gibi Meredith’in hikâyesi tekil değildir. 1980’lerde ve 90’ların başında, yüzlerce masum insan benzer koşul­larda cinsel tacizle suçlandı. Çoğu hapse atıldı. Yaşamlarından memnun olmayanlar, bu önermeli açıkla­malar ve konuyu iyice duyarlı hale getiren medya sayesinde (cinsel taciz ve satanik şiddet salgını var ve siz de kurban ola­ bilirsiniz) bilinçdışı zihinlerini kurcalayıp içinde bulundukları ıstıraba neden olacak, onu açıklayacak bir kurban olma hali aradılar ki sorumluluktan kaçabilsinler. Bastırılmış anı tera­pisi de bu bilinçdışı arzuları ortaya çıkartacak ve güya onlara elle tutulur bir anı şekli verecek bir araç görevi gördü. Bu süreç ve neticesi olan zihin durumu o kadar sık rastla­nan bir durum haline geldi ki, buna bir isim verildi: Yanlış Anı Sendromu. Mahkemelerin işleyişi değişti. Binlerce tera­piste davalar açıldı ve lisanslarını kaybettiler. Bastırılmış anı terapisi gözden düştü ve yerini daha pra­tik yöntemler aldı. Son araştırmalar da o dönemde alınan acı dolu dersi doğruladı: İnançlarımız değişkendir ve anılarımız korkunç derecede güvenilmezdir.
Sayfa 122
Alıntı
Reklam