"Ah denize bayılırım," dedi Mösyö Lêon.
"Düşünce bu sınırsız alanda daha serbest dolaşır, diye atıldı Emma, bu sonsuzluğu seyretmek ruhunuzu yüceltir, insana pek çok yüce düşünceler verir değil mi?"
Kendi yaşayışına gelince, penceresi kuzeye bakan bir çatı katı gibi soğuktu, sıkıntı denen sessiz örümcek de karanlıkta yüreğinin dört bir köşesine ağlar örüyordu.
Bütün bunları birine anlatmak isterdi belki. Ama bulutlar gibi görünüm değiştiren, yel gibi dönen bu kavranılmaz, tutulmaz huzursuzluğu nasıl anlatmalıydı?