"Sohrab'ın suskun olduğunu söylemek, yanlış olur. Suskunluk, huzur içeriyor. Sakinlik, dinginlik. Yaşam düğmesinin sesini kısmak gibi.
Sessizlik ise düğmeyi kapatmak. Kesmek. tamamen durdurmak.
Sohrab'ın sessizliği, buna özgür iradesiyle karar verenlerin, davasını hiç konuşmayarak savunma yolunu seçenlerin sessizliği değildi. Bu, karanlık bir yere sığınan, etrafındaki örtünün uçlarını kıvırıp bir bohça yapan ve onun içine gizlenen birinin sessizliğiydi."
"Çocukluğumuzun Afganistan'ı ne yazık ki çoktan öldü. İyilik bu toprakları terk etti; ölümlerden kaçmanın yolu kalmadı. Ölüm, her an, her yerde ölüm..."
"Hiç kimsenin ölümü kendine benzemiyor. Ölüm dışarıdan gelen tek şey olduğu için o yalnızca kendisine benziyor, neye benzemek istiyorsa, ne şekilde gelmek istiyorsa öyle geliyor."