Hiç çok sevdiğiniz birini kaybettiniz mi?
Hani sizinde onunla birlikte aslında mezara girdiğiniz biri oldu mu?
Üzerinizde topraklar varken nefes almaya çalıştığınız,nefes almak zorunda kaldığınız?
Öldüğünü ki hiç sevmem bu kelimeyi kaybettiğinizi bildiğiniz ama kabullenemediğiniz?
Vedalaşmak zorunda kalacağınız için mezarına gitmeyi hep ertelediğiniz?
İçin için tüm bunları bilseniz de kendinize hiç itiraf edemediğiniz?
Yazar babasının ölümünü anlattığı kitapta “Bu uzun bir kederdir.Ben henüz acının içindeyim.Önce uzun bir acı olur.Keder sonra gelir” diyor.
Ölümden sonra gelen o yalnızlık hissini hatta çaresizliği,ne yapacağını bilemediğin günleri,yaşayıp yaşamadığını anlamadığın zamanları içimde hissettim okurken.
Eğer sizde çok sevdiğiniz birini kaybettiyseniz ki kaybetmediyseniz bile yine de kendinizden çok şey bulabileceğiniz bir kitap.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Eşeğin konuşması,insanın yük taşıması normal değildir.Ama bazı insanlar,eşeğin konuşmasına büyük hayranlık duyarlar.Oysa eşeğin yük taşıması,insanın da konuşması doğru olandır.
Ama ben bilirim,hainler çıkacaktır,emperyalistlerin önlerine atacakları yemlere kapılanlar,eğitimsiz kitleleri Allah’la kandıranlar,Cumhuriyet düşmanları çıkacaktır.
Bu yüzden eğitilmemiş tek bir çocuk,okuma yazma bilmeyen bir kişi bile kalmamalı ki,en başta onlar için Türkçeye çevirttiğim Kur’an-ı Kerim’de yazılanları kendi anadillerinde okuyup anlasınlar; asırlardır din adına nasıl sömürüldüklerini kendi gözleriyle görsünler,akıllarıyla tartsınlar.