Sidar Yılmaz

Puan vermedi·480 syf.··
2025 32. kitabı
Thompson’un Althusesser’in marksizm anlayışını yermekten tahminince yazarken bolca keyif aldığı eserdir. Genel olarak eleştirilerinin değindiği noktalar; Marksizmin soyut bir teori olarak görülmesi, İdeolojilerin belirleyici olması(halkları görmezden gelinmesi) Tarihsel deneyimin yok sayılması Teorinin halkan kopuk soyut ve jargonlu bir dil haline bürünmesidir. Tarihi teoriler değil insanlar yapar diyerek tüm bu eleştirilen çıkış noktasını özetleyebiliriz.
Teorinin SefaletiE. P. Thompson · Nika Yayın · 20157 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·208 syf.··
2024 60. kitabı
Beni yer yer hüzünlendiren yer yer sinirlendiren yer yer de düşündüren bu kitabın karakterlerinde aşk ve evlilik hayatlarına dair bir çok ortak nokta bulmuş oluyordum. Philip’’in açısından bakacak olursak kendisi her ne kadar kıskanç bir kişiliğe sahip (kendisi bile şaşıyor bu duyguyu hissetmesine) olsa da yeterli bağlılığı göstermeyen ilk kadına büyük bir aşk ile bağlanıyor ancak bu bağlılığı fazlasıyla gösteren ikinci karısına karşı aynı aşk ve arzu ile bağlanamıyor hatta onu da başka bir hovarda kadın için aldatıyor. Hovarda kadınlar onun yaşamına öyle entegre olmuş ki onlarsız arzu hissedemiyor. Bir nevi onu hasta eden şeye öyle sıkı sıkıya bağ kurmuş ki nerede bunu ona verebilecek bir kadın çıksa karşısına aşık oluveriyor. Her şeyine göz yuman biricik karısı, çocuğun annesi de onu uzaktan seyredip “acaba beni nasıl sevebilir” diye kafa patlatıp “hayatım istersen sen bi şu kadına uğra da neşen yerine gelsin” gibi gurursuzca laflar eden karısını da görmezden geliyor haliyle. İshabelle okucunun acımasına maruz kaldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Philip onu sevmek için bir kere yolu göstermişti halbuki, bunu kullanarak onu kendisine bağlayabilir ve bu tüm hastalıklı ilişkilerden uzak durabilirdi ya da en temizi gururuyla terk edebilirdi. Beni düşündüren de bu kısım oldu açıkçası. Bir erkeği kıskançlık duymasını sağlayarak elbette elde tutabilirdi fakat ne kadar sağlıklı bir ilişki olabilirdi bu ya da zaten öbür türlü ne kadar bir sağlıklı ilişkinin içerisindeydiler? İshabelle aşkını yanında tutarak onu diğer kadınlarla görüşmesine müsade ederek iyilik yaptığını düşünmüştü ancak Philip’i öldüren tüm bu toksik aşk hikayeleri değil miydi zaten?
İklimlerAndre Maurois · Helikopter Yayınları · 20083,469 okunma
Puan vermedi·370 syf.··
2023 57. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 20:39
Selma James’in 1953-2005 yılları arasında kaleme aldığı yazılarının bir derlemesi olarak karşımıza çıkan Cinsiyet, Irk, Sınıf kitabı bizlere kadın emeğinin sömürüldüğü ya da yok sayıldığı durumları ele alarak, bu yok saymanın doğuracağı toplumsal sorunlardan bahseder. Kadın emeğinin vurgulandığı; ev içi emek, seks işçiliği, göçmenlik, annelik ve yoksulluk başlıkları altında toplandığı gibi; bunu çalışan ve sömürülen işçi sınıfına mensup kadınların bulunduğu ve yok sayıldığı, yeterli ayrıcalıkların verilmediği muhalif yapılar ve sendikaları kapsayacak şekilde anlatmıştır. Ev içi emek incelenecek olduğunda; kadın kocasının işten eve geldiği süreç boyunca bir tecrit altındadır, hayatını ve aile ekonomisini idame ettirmek zorundadır. Her ne kadar ev içindeki emeği görülmeyip çalışmayan kadın olarak sınıflandırılsa da ekonomik koşulların zorluğuna zam aldığında sevinen kocasından daha hakimdir. Çünkü gelen zammın pazarda geri alınacağını en iyi tüm gün evde olan ve tek bir maaş ile tüm ayı idare etmek zorunda olan kadın hakimdir. Yazarın 2009 yılında kaleme aldığı makaleler incelendiğinde fahişeliğin eşit ücret alamayan kadınların son seçeneği olduğunu örnekler vererek dile getirmektedir. Düşük ücretin erkekler için onur kırıcı bir durum olduğunu ancak kadınlar için de aynı anlama geldiğini ve düşük ücretin ne gibi toplumsal sorunlara sebebiyet verdiğini gözler önüne sermektedir. Yazarın, kadın emeğini Marksizm açısından ele alındığı makalesinde; Ürettiği iş karşılığında günün ilk yarısında ücret alan işçinin kendisi için alırken günün diğer geri kalanında ürettiklerinin karşılığını işveren almaktadır. Dolayısıyla işçi günün geri kalan kısmında ücretsiz çalışmaktadır. İşçiyi kadın erkek olarak nitelendirmeyen Marx’ın çalışma sürecinde karşılıksız emeği içeren sürece emek
Cinsiyet, Irk, SınıfSelma James · Bgst Yayınları · 201012 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 54. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2023 17:39
Palyatif ne demektir? Palyatif bakım, hayatı boyunca ciddi hastalıklarla yaşamak durumunda olan bireylere hastalıklarıyla baş etmelerini kolaylaştırmak amacıyla sunulan tıbbi bakım türüdür. Palyatif Toplum ise bilinçli olarak acıdan uzaklaştırılmış olan ve kendi kendine yetemeten muhtaç bireylerin toplamına diyebiliriz. Pozitif olumlama ve pozitif psikoloji insanın direncini düşürür veya yok eder. Böyle bir toplum sorunlar karşısında yeterli bir tepki gösteremez, uyuşmuş bir şekilde yaşam yorgunluğu ile yaşamaya devam eder. Neoliberal iktidarlar insanları olumlamaya, pozitif olanı seçmeye yönlendirmeyi tercih eder ve insanın acı eşiğini bilinçli olarak düşürür. İnsanın acıdan ve dirençten kaçmasına sebebiyet verir. Böylelikle toplumun hoşuna gitmeyen bir yönetim tarzına karşı direnç göstermesinin önüne geçerek iktidarını daha uzun süreli olarak korumayı başarır.
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,346 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2023 56. kitabı
Aksu Bora, 27 kadın işe yaptığı görüşmeler ile kadınların kendi cinsinden olan farklı sınıflara mensup diğer kadınlara olan bakış akışını bizlere sunmuştur. Bu karşılaştırma genellikle orta sınıfa mensup kadınlar ile ücretli ev hizmeti veren kadınlar arasındaki sorunlara ve süreç içerisindeki çatışmalara değinmektedir.
Kadınların SınıfıAksu Bora · İletişim Yayıncılık · 2014122 okunma