Dünyanın Gürültüsüne Çekilen En Zarif Rest
10/10
·376 syf.··
2026 51. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 20:17
Eğer kelimelerin bir ruhu varsa, Edip Cansever bu kitapta o ruhun anatomisini çıkarmış. "Şiiri Şiirle Ölçmek", edebi bir teoriden çok daha fazlası; insan kalbinin ve zihninin labirentlerinde kaybolmayı göze almış bir adamın, arkasında bıraktığı ekmek kırıntıları âdeta. Okurken satırların arasından sızan o zarif ama dik duruş, insana kelimelerin ne kadar güçlü birer silah ve şifa olabileceğini yeniden hatırlatıyor.Kitabın içinde yürüdüğümüz zaman Cansever'in bireyin yalnızlığı veya modern şehir hayatının insanı nasıl tükettiği üzerine çok keskin analizleriyle karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz bir olay Dünyanın gürültüsüne çekilen en zarif rest...Bu kitapta beni en çok büyüleyen ve içimi burkan şeyse, Cansever'in kendi başarısıyla olan savaşı oldu aslında. Herkesin bayıldığı, dilden dile dolaşan "Masa da Masaymış Ha" şiirinden köşe bucak kaçması, aslında onun ne kadar büyük bir vizyoner olduğunu gösteriyor. Aslında kendinden kaçarken şiire sığınıyor. Benim için bir şairin, kendi geçmiş başarısının altında ezilmeyi reddedip, sürekli daha zor olana, daha derin olana doğru koşması müthiş bir sanatsal ahlaktır. Dilerim daha nice kitaplarıyla göz göze gelmek düşüncesiyle, kitaplarınız ve huzurunuz bol olsun arkadaşlar.Keyifli okumalar dilerim. Her gününüz mutlulukla demlensin.
Şiiri Şiirle ÖlçmekEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2009339 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 88. kitabı
@athicabooks #morisakikitabevigünleri #satoshiyagisawa tarafından kaleme alınıyor. Yazarın ilk romanı ve 2010 yılında beyazperdeye uyarlanmış. Açıkçası 127 sayfa ne ara başladım bitti anlamadım su gibi akıcı, iyi hisset serisinde birçok eseri okudum bu eser de beni mutlu etti. Yirmi beş yaşında iş yerindeki sevgilisinin evleneceği haberi ile yıkılan kızımız işinden ayrılıp kırklı yaşlarda dul dayısının on yıldır işlettiği sahafın üst katında ikamet etmeye başlar burası dayısına dedesinden kalmıştır yıllardır aile işletmesi aynı zamanda da dükkanda çalışıp çevre edinir, kitaplarla şifa bulur. Dayısının beş senedir ortada olmayan, terk edip giden yengesi dönüp geldiğinde öğrendiği sırlar, dayısının hayata bakışı, kızımızın duygu durumunun iyiye gitmesi okuyucuları farklı hislerin yamacına götürüyor. Verilmek istenen mesaj : " En değerli hazine hayatta ne olursa olsun devam edebilme potansiyeline sahip olmak. " Reklam değil. "İnsanları sevmekten korkma. Sevebildiğin kadar çok insan sevmeni istiyorum. Bunun sonucunda üzüntülü şeyler yaşasan bile kimseyi sevmeden yaşama sakın. Bu yaşananlardan sonra insanları sevmeyi bırakmandan çok endişe ediyorum. Sevmek harikadır. Bunu unutmamanı istiyorum. Birini sevmiş olmanın anısı, kalpten asla uçup gitmez. O, insanın kalbini her daim ısıtır. Benim gibi yaşlandığında anlarsın."
Morisaki Kitabevi GünleriSatoshi Yagisawa · Athica Yayınları · 2026140 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir Turan Peygamberi
7/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
Bir Turan Peygamberi…. Tarihimizin en kritik dönüm noktalarından, benim de araştırmayı, okumayı çok sevdiğim 1865 - 1919 yıllarına ait bu edebi eserleri okurken; siyasetin nasıl adım adım değiştiğine de şahitlik ediyoruz. Çok tatmin edici bir deneyim benim için. “AY DEMİR” de 1918 yılında, Müfide Ferit Hanım tarafından yazılmış, o yıllarda yeni yeni parlayan Türk Milliyetçiliğini, Turancılığı bize gösterecek bakalım. Kitabımızda “DEMİR” adında İstanbullu bir doktorun, aşkını ve vatanını ardında bırakıp Orta Asya’ya, Rusların esaretindeki Türk kavimlerini uyandırmaya, onlara unutmaya yüz tuttukları Türklüğü, Turan’ı anlatmaya gidişi konu ediliyor. Kitapta İstanbul’daki siyaset ortamıyla, Orta Asya’daki halkların durumlarıyla, Ruslarla, Müslüman Din adamlarıyla ilgili önemli tespitler var. Bunlara ayrıntılı olarak değineceğim. Ama öncesinde Türk Milliyetçiliği nasıl ortaya çıktı, Müfide Ferit ve kocası Ahmet Ferit kimdir bunları anlatmam gerek yoksa “AY DEMİR” gibi bir karakterin ortaya çıkışı yeterince anlaşılamaz. Şimdii, işte Reformlardı, Aydınlanmaydı, özellikle Fransız İhtilaliydi derken Avrupa’da milliyetçilik zaten vardı. Ancak bizimki gibi bir imparatorluğun içinde, milliyetçilik fikri tehlikeli olacağından uzun yıllar konuşulmadı. Osmanlı’da halk, milliyetlerinden ziyade dinlerine göre sınıflandırılıyordu. Müslimler, Gayri-müslimler şeklinde. Bugün andığımız Namık Kemallerin yer aldığı 1865’te kurulan Genç Osmanlılar bile vatan ve özgürlük vurgusu yaparken, yine Osmanlı olarak, şeriat kurallarıyla hareket edilmesini savunuyorlardı. Ayrı bir Türk milliyetçiliği, Turancılık kavramı yoktu. Taa ki Türk toprakları kaybedilmeye başlayana kadar. Kaybedilen topraklarda yaşayan Türk halkları, kalan topraklara doğru, anadoluya doğru geldikçe, gördükleri zulümün de
Ay DemirMüfide Ferit Tek · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022700 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 72. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 15:17
Merhabalar değerli kitapseverler, Bugün sizlere Emre Sekmen’in kaleminden çıkan Kırık Kalp Tamircisi adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Kitapta 114 farklı şiir yer almaktadır. Yazarımız, şiirlerinde sevginin fazlasının getirdiği yıkımı, sevmenin sadece mutlu etmek olmadığını, içinde yaşanılan hüznü, kaybolmayı ve arayışı; ancak bu karmaşaya rağmen sevginin aynı zamanda acıları saran bir merhem ve şifa olduğunu; bir sevgilinin yokluğunun ardından yaşanan yönünü kaybetmişlik ve çaresizlik hissini gibi birçok temayı başarıyla ele almış. Her bir şiir duygu yüklüydü. Okuduğum sıralarda hangisini not edeceğimi şaşırdım. Haydi şiirseverler, çayınızı ve kahvenizi alıp bu güzel şiir kitabını okumaya davet ediyorum sizleri. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Kırık Kalp TamircisiEmre Sekmen · Yason Yayıncılık · 20251 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 12. kitabı
#okudumbitti @fenikskitap @isa.ozinan ESRA AKGÜN #bnmdunyamesraetkinlik #herşeyböylebaşladı #reklamdeğil Evet arkadaşlar bugün sizlere oldukça fark tarzda yazılmış bir kitap ile geldim.Şöyle ki, yazar kendi hayatında nereden nereye gelmiş, dipten zirveye çıkışını hayatını analiz ederek anlatmış. Dünya hayatını zahir, rüyalarını ise batın diye tanımlıyor.Rüyaların insan hayatındaki önemi ve gerçekleşmesi üzerine yazılmış bir kitap diyebiliriz.Rüyalarını yorumlaması ve gerçek yaşantısı ile bağdaştırıp yaşaması ilginç geldi bana.Ben de rüyalardan etkilenen bir karakterim . Rüyalarımıza iyiye yorarsak iyi, kötüye yorarsak da kötü olduğunu düşünüyorum. Yazar da rüyalarını yaşantısına yorumlamış. Ben hatırladığım rüyalarımı hep hayra yorarım ki iyi olsun.Evrene her daim pozitif enerji göndermeyi seviyorum.Bu arada yazarın rüyalarını yorumlama tarzı hoşuma gitti.Farklı bir deneyim oldu benim için. Bu farklı deneyim ve okuma okuma için arkadaşım ESRA AKGÜN ya çok teşekkür ederim. Başka kitaplarda buluşmak dileğiyle canım.Her daim kitapla, sevgiyle kalın arkadaşlar.
Herşey Böyle Başladıİsa Özinan · Feniks Kitap · 202670 okunma
Ruha sifa derler ya hani :-))
10/10
·1409 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
372 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:46
Esselamualeykum,benim icin ifadesi anlatmasi oldukca zor bir eser.. Haddim degil diye dusunuyorum bu derya deniz bir esere inceleme yazmak.. lakin bu guzelligin bende biraktiklarini paylasmadan edemeyecegim…Yaklaşık iki sene önce Mektûbât-ı Rabbânî ile tanıştım. İlk başlarda okumakta çok zorlandım. Konular ve kullanılan ifadeler bana ağır geliyordu. Hatta çoğu zaman okuduklarımı tam olarak anlayamadığımı hissediyordum. Buna rağmen okumaya devam ettim. Sohbetler dinledim, notlar aldım ve anlamadığım yerleri tekrar tekrar okumaya çalıştım. Mektûbât hakkında kendi adıma şunu söyleyebilirim: Ne kadar okusak da tamamını hakkıyla anlayabileceğimizi sanmıyorum.Bazı bölümleri defalarca okumama rağmen hâlâ tam kavrayamadığım yerler oluyor. Ama ilginç olan şu ki, anlamakta zorlandığım zamanlarda bile o satırların ruhuma bıraktığı etkiyi hissedebiliyorum. Zamanla bu eserin neden bu kadar kıymetli görüldüğünü daha iyi anlamaya başladım. İmam-ı Rabbânî Hazretleri’nin mektupları; Ehl-i Sünnet anlayışını, iman esaslarını, sahabenin kıymetini, mezheplerin önemini ve tasavvufun din içindeki yerini çok farklı bir bakış açısıyla ele alıyor. Benim için özellikle günümüzün kafa karıştıran meseleleri karşısında sağlam bir ölçü oldu. Birçok konuda bakış açımı netleştirdi ve inandığım değerleri daha bilinçli şekilde anlamama yardımcı oldu. Ashâb-ı Kirâm’a bakıştan mezheplerin önemine, Ehl-i Sünnet’in temel esaslarından tasavvufun yer ve sınırlarına kadar birçok konuda ufkumu açtı. Eserde; akaid, tasavvuf, nefis terbiyesi, zikir, ihlâs, sünnete bağlılık, sahabenin fazileti, mezheplerin önemi, şeriat ve tasavvuf ilişkisi gibi birçok konu mektuplar üzerinden ele alınıyor. Bu yönüyle sadece bir tasavvuf kitabı değil, aynı zamanda insanın inancını ve bakış açısını şekillendiren
Mektubatı Rabbani Tercümesi (2 Cilt Takım)İmam-ı Rabbânî · İhvan Yayınevi · 2024655 okunma