şifa

Yaprakları, dalları ve budakları ile ağaçlar uyanıktı. Uyuyordum. Çiçekler, böcekler, kuşlar uyanıktı. Uyuyordum. Serin, tatlı bir rüzgar esiyordu. Gökyüzünde bulutlar yürüyordu. Bulutların ardından yıldızlar görünüyordu. Uyuyordum. Dallar, yapraklar, bulutlar, kuşlar rüzgarın esintisine bırakmışlardı kendilerini. Bir o yana, bir bu yana sallanıyorlardı. Nefes alıp, nefes veriyorlardı. Uyuyordum. Seher vakti işte öyle bir sessizlik. Dağlar dağlara bakıyor, ovalar göğsünü kabartıyor, denizde bir iç çekiş. Güvercinler " Hû" diyor. Uyuyordum.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gökyüzüne bakarken bir yıldız kayıyor. Hep böyle olur. İnsanlar gökyüzüne bakar ve bir yıldız kayar. Aslında bundan daha tabii ne olabilir? Bir yıldızın kayışını görmek bile kâfi değil midir...?
- Siz hangi rolde oynuyorsunuz? - Ben alçak rolündeyim. - Ya siz? - Aldatılmış koca. - Peki sizin rolünüz nedir? - Para yiyorum; küçük bir rol ama mühim. - Aranızda Allah korkusu duyan var mı? Hep bir ağızdan ve çığlık çığlığa: - Onu unuttuk, ne mutlu bize onu unuttuk..
Sonra gece yavaşça gelip odayı kapladı. Sobanın açık ağzından, o küçük delikten kızıl bir ışık sızdı. Okumaya çalıştığı kitabın harfleri görünmez oldu. Benzer şekilde sürüp giden hayatının da görünmez olduğunu kavradı.
Ayakkabıcılar çarşısından çekiç sesleri geliyor. Kar erimiş, yollardan siyah çamurlu bir su akıyor. Saz benizli küçük kızlar kapılarından nefis kokular yayılan sıcak ekmek fırınları önlerinde bekleşiyorlar. Mest-lastikli ihtiyarlar ikindi namazına gidiyor. Annem gömleklerimi onarıyor, eskimiş yakaları, kola ağızlarını değiştiriyor. Sobanın üzerinde demlik. Karşı binaların çatılarına yorgun güvercinler tünemiş. Ablam kocaya varmış ve galiba babamın kuşu ölmüş... Belki de babam ölmüş...