Rümeysa

Rümeysa
@sihayaa
Avukat
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ️
51 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Enver, idadiden Harbiye’ye geçtiği sıralarda karmaşık duygularla yüklüydü. Manastırdan çıkan özel bir trenle Selanik’e yaptıkları yolculuk sırasında Osmanlı- Yunan Harbine katılmak için tersi istikamette giden askerleri gördüğünde sekiz yıl içerisinde bir gün askerlere kendisinin komuta edeceği hissinden kendini alıkoyamamıştı. Gördüğü her askeri birlik duyguları daha da kabarıyordu: Evet, onlar her şeylerini, yerlerini, yurtlarını bırakarak vatanın bir köşesine ölmeye gidiyorlardı. Biz de istikbalde bize emanet edilecek böyle yüzlerce belki binlerce kahramanı iyi yöneterek onları muzafferiyete sevk için bilgi, beceri kazanmaya gidiyorduk.
Sayfa 134·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Enver, İttihatçılık kelimesinin anlam bulduğu isimlerdendir. 3 Aralık 1911’de Trablusgarp/Derne’den yazdığı mektubunda Cemiyetten ayrılmasını isteyen müstakbel eşine verdiği cevap, İttihat ve Terakki’nin onun için taşıdığı manayı gösterir: Ruhum! Ben burada bir asker olarak memlekete hizmet ediyorum. Buradaki iş başka, Cemiyet işi başka. Ben Cemiyet’in esasını kuranlardan bulunduğum ve şimdi ise onunla doğrudan doğruya meşgul olmama hacet olmadığı halde, neden Cemiyet’ten çıkmamı istiyorsunuz? İki gözüm her emriniz başım üstüne, yalnız şu noktada bendenizi serbest bırakmanızı istirham ederim.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Enver Paşa
Cesur ve yürekli insanların korkuları olmadığına inanılır. Enver’in içerisinde yaşadığı korkuların ne olduğunu hiçbir zaman öğrenemedik ama onun gözü kara, cevval ve korkusuz birisi olduğu konusunda tanıyanlar ve kaynaklar hemfikirdir. Belki de bu özellikleri yalnızca 41 sene yaşamasına neden oldu. İsminin önüne ve sonuna aldığı ünvanları sıralamak ise satırlar yazmamızı gerektirebilir.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Emir Şekip Arslan’ın dediği gibi: O; daima bu cemiyetin sanki ruhu idi. Gerçi cemiyetin bütün hayatı müddetince resmi reisi Talat değilse de o her vakit fiili reis idi. Sadarete geçmeden evvel devletin ilk mercii de son mercii de hemen hemen Talat idi denilebilir. Sadarete geçmekle, Talatın fazla bir nüfuz kazandığı iddia edilemez, bilakis zayıf taraflarından bazı noktaların açılıp görülmesine sebep olduğundan, bence Sadareti kabul etme hususundaki isteğin de hataya düşmüştür.
Sayfa 131·Kitabı okudu