""Onu bana bağışla!" diye Tanrı'ya dua edemediğim halde çoğunlukla o benimmiş hissine kapılıyorum. "Onu bana ver!" diye Tanrı'ya dua edemiyorum. Çünkü o başkasının. Acılar içinde düşüncelere dalıyorum, nedenlerine değinecek olsam buradan köye yol olur."
"... dinin bazı güçsüzler için bir dayanak, bazı susamışlar için serinletici bir içecek demek olduğunu biliyorum. Ancak - herkes için böyle midir, böyle mi olmalıdır? Kocaman dünyaya bakarsan, binlerce kişi için böyle olmadığını görürsün, inançlı olsun olmasın, binlercesi için böyle olamayacağını görürsün, peki benim için böyle olmak zorunda mı? Tanrı'nın Oğlu bile, Baba'nın kendisine gönderdiklerinin kendi etrafında olacağını söylememiş miydi? Ya ben henüz ona gönderilmemişsem? Ya kalbimin bana söylediği gibi Baba beni kendisine saklıyorsa? - Lütfen bunu yanlış yorumlama; bu masum sözlerin altında bir alay yattığını düşünme; sana ruhumu bütünüyle açıyorum; yoksa susmayı yeğlerim: Herkesin benim gibi fazla bilgi sahibi olmadığı konularda ahkâm kesmekten hoşlanmıyorum. İnsan yazgısı, payına düşene katlanmaktan, sunulan kâseyi sonuna kadar içip bitirmekten başka nedir ki? Kâse, göklerin Tanrı'sının insan dudağına bile çok acı gelmişse, neden büyüklük taslayıp benim için tatlı olduğunu söyleyeyim? Tüm varlığımın olmakla olmamak arasında titrediği, geçmişin geleceğin karanlık uçurumunda bir şimşek gibi çaktığı ve etrafımdaki her şey gibi dünyanın benimle birlikte çöktüğü o korkunç anda neden utanayım? Kendi içine hapsolmuş, kendinden yoksun ve önlenemez biçimde uçuruma sürüklenen insanın, ruhunun derinliklerinde boşuna uğraş veren güçlerinin gıcırtılı sesi değil mi duyulan: "Tanrım, Tanrım, beni neden terk ettın?” Ağzımdan çıkan bu sozden dolayı utanmalı mıyım, gökleri bir tomar gibi dürenin gözünden kaçmayan o andan korkmalı mıyım?"
"Bir başkasının onu nasıl sevebildiğini, sevmeye nasıl hakkı olduğunu bazen anlamıyorum, çünkü onu yalnızca ben o kadar yürekten ve o kadar fazla seviyorum ki, ondan başka ne bir şey tanıyor, ne bir şey biliyorum; ondan başka da bir şeyim yok zaten!"