Ayla Yayan

Ayla Yayan
@siir_avcisi
Kalemimden
KEDERE GÜLÜMSE | Ben her şeye Kalbimi zehirleyen kedere gülümseyerek başladım. Çünkü benim yaşadığım kentte Öpülmekle meşhurdur mezar taşları Ve öpüldükçe gençleşir kır saçlı ölüler. Bilirsin Oğuz Abi, Ürkütmez beni mezarlıklar, Ben bu şehrin yürüyen ölüsüyüm! Görmezlikten gelme Oğuz Abi, Memleket rengine bürünmüş ellerin. Ellerin, hükmediyor erbab-ı aşka. Ellerin ki; Gecenin karasını yırtan ay ışığı! Yüreğimde idam edilmiş şiirler, Yüreğimde gömülmeyi bekleyen cesetler. || Oğuz Abi! Ne diye asarsın umutlarımı bir ızdırabın eşiğine? Ne diye duymazsın sustuklarımı? Ne diye görmezsin yüreğimin sızladığını? Ne diye silmezsin bir topak kan gibi duran gözyaşımı? Oğuz Abi, Kalbimde yaşayan bir ölü var. Tanrı ayrılığı reva görmüş, Ben vuslat şiirleri yazsam ne çare? Kalbimi zehirleyen biri var içimde Bütün kelimelerimin secde ettiği. |||
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kendi kalemimden
ÖLÜ DİZELER Ve bu benim; Kirpik uçlarından asılan kadın. Çoğu zaman çoğalan bir ağrıyım, Ülkem, dört odacıklı bir kan pompası. Acıyı bağrıma basıyorum, Kör bir bıçak gibi değiyor tenime. Siren sesleri yankılanıyor beynimde, Beynimde yankılanıyor siren sesleri, Sesleri yankılanıyor beynimde sirenlerin. Acı, bedenimi öldürüp Ruhumu ele geçirdi. Bu benim; Mektupları öpen kadın. Kursağımda gömülmeyi bekleyen sahipsiz bir aşk, Ve Yalnızlığımı kırbaçlayan duvar yazıları Geç kalınmış bir sevdaya nasıl hürmet edilir bilirsin Ölünceye kadar o geçmek bilmeyen Geç kalınmışlık hissi.. Biliyorum aslında Bir daha gelmeyecek olan birine mısralar dizdiğimi. O uzaklarda, Ben kendimin bile en ücrasında. O soluk bir alfabenin silik harflerinde, Ben bitik bir ülkenin viran şehrinde.. Ben ve o Asla bir şiir olmayacak ölü dizeler. AYLA YAYAN
Edebiyat
Gittin, Her gün bir bardak su döküyor dünyaya gözlerim.
Edebiyat
Eskici Refik Halit Karay
Duygulu ve memleket özlemini anlatan samimi bir eser... Yazar bu eseri sürgüne gönderildiği sırada kaleme almış. içtenliğini ve duygu yüklü olması bundan kaynaklı diye düşünüyorum.
Edebiyat