Ayla Yayan

Ayla Yayan
@siir_avcisi
Menekşeli Vadi
Puan vermedi·108 syf.··
2019 2. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ekim 2019 22:51
Başlamadan önce Sait Faik'in öykü kurgulamasında ne kadar usta olduğunu belirtmeden geçmeyi bir kusur bellerim. Başka bir ten, başka bir hayat, başka bir serzeniş arayışı içinde olan yozlaşmış bir şehirin soğuk kaldırımları ve o kaldırımda çiçek satan bir Bayram... Yedi sene evvel evini, eşini, çocuklarını, ana-babasını bırakıp, Beyoğluna çiçek satmaya gidip, büyük şehrin içerisinde kaybolan Bayram'ın öyküsü anlatıyor Sait Faik... Tutkulu Seher takıntısı, içkiyle kendinden geçişler, meyhanelerde aranan teselliler... Burada belki söylenebilecek bir şey, Bayram gibilerinin çoğunun hiçbir zaman geri dönemediği, koca şehirde yitip gittiği. Bu öyküyü okurken yakın çevremin serzenişini, zorluğunu anımsadım.. Evini Ailesini terk edip, Sehere, meyhaneye cezaevlerine giren bayram sekiz yıl sonra menekşeli vadiye döner. Dönerken ki hislerini bilemesemde yüreğime buruk bir sevinç çöktü. Anlatıcının, bir yıl sonra, Mecidiyeköyü taraflarındaki bir lahana tarlasında görüp, kendisini tanıyamayan Bayram'ı, artık o şehirdeki yaşamını tümüyle yok sayan, unutması gerektiğinin bilincine ermiş başka bir Bayram'ın işareti olarak yorumladım. Ayrıca Vesikalık Yarim filmi de Sait Faikin bu öyküsünden ilham alınarak beyaz perdeye uyarlanmıştır. Ayla YAYAN
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eskici Refik Halit Karay
Puan vermedi
Henüz beş yaşında, yetim ve öksüz... Koca dünyada acı dolu, küçücük yüreğine nakış nakış işlemiş; ölümün soğukluğu, insanlığın vefasızlığı... Hasan anne ve babasının ölümünden sonra yakınları tarafından Filistin'de yaşayan halasının yanına gönderilir. evinden ve yurdundan uzaklaştıkça kendisinden farklı dillerde konuşan insanlarla devam ederken yolculuğa Kendini yabancı ve yalnız hisseder. Hayfa’ya vardığında onu trene bindirirler. Yolculuk boyunca geçip giden her şey sadece belleğine değil yüreğine de kazinmaktaydi. Halası ücra bir kasabada yaşamaktadır. Yol ilerledikçe geçtiği manzaralar da farklılaşır, düşünceleri ve hisleri de.. Hayfa'ya vardığında farklı bir kültürle tanışır daha çok sessizleşir. Zamanla Arapçayı anlamaya başlar ancak konuşası gelmez, kendi dilini konuşmak ister. Kendisini yapayalnız hissettiği bir anda evin önüne ayakkabı tamirine gelen bir eskici görür, izlemeye başlar. Fiziki yapısı ve malzemeleri ile Hasan'ın dikkatini çeker. Dalgınlıkla eskiciye *çiviler ağzına batmaz mı* diye sorar. Çiviler eskicinin ağzına batar mi bilmem ama bu cümle yüreğime mızrak gibi saplandı.. Eskici de bir Türktür ve kaynaşmaları uzun sürmez. Hasan'ın anlattıkça anlatası gelir, eskicinin dinledikçe dinliyesi.. İkisinin de memleket özlemleri depreşir. Eskici işini bitirip gitmek için hazırlanırken Hasan’ın gözyaşları söz yaşları ile karışır. Hasan’ı teskin etmeye çalışan eskici de kendini tutamaz, onun da gözlerinden nağme nağme yaşlar süzülür.. Aslında ikisinde ihtiyacı olan şey bu, küçük Hasan'ın acılarının memleketine olan özlemi eskicinin ise bilmediğim öyküsüne olan hasreti.. . Hikayenin teması memleket özlemi. Anlatım türü öyküleyici anlatim Bakış açısı ilahi bakış açısı Anlatılmak istenen; nerde olursan ol, kaç yaşında olursan ol, daima ait olduğun, kendini
Edebiyat
Gurbet Hikayeleri - Yeraltında Dünya VarRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 20192,003 okunma