Şiir ve Kitap

Şiir ve Kitap
@siirdefteri
Modern benlik; hurdalar, dogmalar, çocukluk anıları, gazete makaleleri, rastgele sözler, eski filmler, küçük zaferler, nefret ettiğimiz ve sevdiğimiz insanlardan oluşturduğumuz, sallantılı bir binadır.. Sen kendini nerede arıyorsun?
Nerden Gelip, Nereye Gidiyoruz - Nazım Hikmet
"Doğrultup belimizi kalktığımızdan beri iki ayak üstüne, kolumuzu uzunlaştırdığımızdan beri bir lobut boyu ve taşı yonttuğumuzdan beri yıkan da, yaratan da biziz, yıkan da yaratan da biziz bu güzelim, bu yaşanası dünyada. Arkamızda kalan yollarda ayak izlerimiz kanlı, arkamızda kalan yollarda ulu uyumları aklımızın, ellerimizin, yüreğimizin, toprakta, taşta, tunçta, tuvalde, çelikte ve pılastikte. Kanlı ayak izlerimiz mi önümüzdeki yollarda duran? Bir cehennem çıkmazında mı sona erecek önümüzdeki yollar? 1 Çocukların avuçlarında günlerimiz sıra bekler, günlerimiz tohumlardır avuçlarında çocukların, çocukların avuçlarında yeşerecekler. Çocuklar ölebilir yarın, hem de ne sıtmadan, ne kuşpalazından, düşerek de değil kuyulara filân; çocuklar ölebilir yarın, çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın, çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında arkalarında bir avuç kül bile değil, arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan. Negatif resimcikler boşluğun karanlığında. Kırematoryum, kırematoryum, kırematoryum. Bir deniz görüyorum
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Elden Geldiğince, Konstantinos Kavafis
"Dilediğin gibi kuramıyorsan hayatını hiç olmazsa şunu dene elden geldiğince: Rezil etme onu kalabalığın sürtüşmelerinde koşuşturmalarda, gevezeliklerde. Rezil etme onu sürükleyerek, dolaştırarak, teşhir ederek öyle, yabancı bir yüke dönüşünceye kadar o gündelik budalalıklarında ilişkilerin ve alışverişlerin.." Konstantinos Kavafis
Şiir
Tanıdım Seni, Şükrü ERBAŞ
"Seni yalnızlığından tanıdım kirpikleri kırık çocuk çiğneyip durduğun dudaklarından. gözlerin küllenmiş yangın yeriydi bir eylül göğünün bulut kümeleri donuk bakışlarında; hüznün nasıl da benziyordu benim ilkgençliğime ellerinden tanıdım seni yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden. bir uzak boşluğa yağmur yağıyordu -anılardan anılara ince çizikler- yüzün bir türkü sonrasının kederli dalgınlığında; güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum ağıt gibi bir alay dudak uçlarında gücenik duruşundan tanıdım seni. seni kendimden tanıdım çocuk; yüreği sürekli çiğnenen bir yol gövdesi acılardan acılara köprü.. biraz öfke, biraz umut, çokça onur olan kendimden. eğildim öptüm yıkık alnından uzaktın, kıyamadım sessizliğine biraz daha dedim içimden, biraz daha; gün olur, onuru güzel çocuk acı da yakışır insanın yüreğine.." Şükrü Erbaş
Şiir
Ve Bir Haber, Yoldaki - Sohrab Sepehri
"Geleceğim.. Ve her duvarın başına bir karanfil dikeceğim. her pencerenin altında bir şiir okuyacağım. her kargaya bir çam vereceğim. yılana diyeceğim ki: kurbağa nasıl da fiyakalı ama! barıştıracağım. tanıştıracağım. yol alacağım. ışık içeceğim. seveceğim.." Sohrab Sepehri
Şiir
Ona Doğru Koşmak İçin, Nihat Behram
"Sana ufku anlatmak istiyorum.. Yüreğini Avuçlarında bir güvercinin Yüreğiyle yatıştıran çocuğun Bileklerinde çözüp Doldurduğu şeyi Sana anlatmalıyım Binlerce insan dökülmüş duraklara Asfalttan, yapılardan, seslerden; Binlerce saattir oradalar Ve kudurgan bir beyin Ve kıpırtısız bir yürekle Düşmanca birşeyler biriktiriyorlar karşılıklı Ve herkes biribirine benziyor Ve herkes yabancı birbirine üstelik Sana ufku anlatmak istiyorum Yalnayak Ve aşağılara koşarken çaylarda Çakıltaşları, çağlayanlar Ve kayaların oyuklarında köpüren suyun Düşündürdüğü şeyi Sana anlatmalıyım Vapurda, otobüste, odalarda unutulmuş gibiler sıralar halinde gerneşmek için; durgun, bulanık, bezgin
Şiir