Yalansızız artık. Hala birkaç sırrımız var. Onlar da olmasın, ne kaldıysa içimizde söyleyemediğimiz her şeyi söyleyelim istedim. Yoldaydık. Nereye gittiğimizi bilmeden öyle arabayla geziyorduk. Samime Sanay'ı açmıştım. Söyleme Bilmesinler'i... Yüzümüzde bir tebessümle, sevmediğimiz dünyayı severek izliyorduk bir yandan.
İnsan böyle bir şey. Nerede, hangi yaşta olursa olsun, kabuğunu kırıp içine baksan cılk yara. Yarasız, dertsiz, sırsız insan yok da, işte kimisi üstünü iyi örtüyor. Ben de örttüm. O kadar kapattım ki, kendim bile sormadım kendime. Bir konuşmadım.
Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama, zaman gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.