Niyazi Berkes, Ziya Gökalp’in bir sözü üzerinde duruyor. Gökalp devşirmek çocukların yüksek yönetici olabilmek için devam ettikleri Topkapı Sarayı’ndaki Enderun Mektebiyle medreseleri karşılaştırırken, birincisinin Türk olmayanı alıp Türk yaptığını, ikincisinin Türk’ü alıp Türk olmayan (Arap) haline getirdiğine işaret ediyor. Gerçekten de yönetim ve Enderun Mektebi’nde dil Türkçe iken, ilim ve medrese dili Arapçaydı. Bizim bakımımızdan gariplikler bununla bitmiyor. Dine dayalı olduğunu ilan eden bir ülkede cedbeced müslüman olanlar askerlik ve yönetim işlerine karıştırılmıyorlar, fakat Hristiyan olan bir ailenin çocuğu o ülkenin yazgısını yönetiyordu.
Bununla birlikte, cezaların sıklığı bir hükümette her zaman için bir güçsüzlük belirtisidir. Hiçbir kötü insan yoktur ki, bir şeye yarar hale getirilmesin. İbret için bile olsa, yaşaması tehlikeli olandan başkasını öldürmeye kimsenin hakkı yoktur.