8/10
·496 syf.··
2026 31. kitabı
8.5/10 Akıcı ve sürükleyiciydi. Yer yer harry potterdan esinlenilmiş gibi hissettiğim oldu ama rahatsız edicek şekilde değil, harry potter ı çok sevdiğim için de olabilir yüzümde ufak bir gülümseme oluşturdu bu kısımlar. Favori karakterim kesinlikle Silas’tı. Silas’a ayrı kitap gelse direkt alır okurum. Bunlar haricinde kitabın genel havası da çok hoşuma gitti. Kütüphaneler, büyü kitapları, kitapların konuşması bana farklı ve güzel hissettirdi. Çok büyük bir beklenti oluşturmazsanız kitaba karşı gayet keyif alırsınız.
Dikenlerin BüyüsüMargaret Rogerson · Ephesus Yayınları · 20241,520 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 88. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 23:57
Benim için tam anlamıyla “karanlığın içine düşüp çıkamadığım” kitaplardan biri oldu. Başta bu kadar seveceğimi düşünmemiştim açıkçası çünkü kitap hakkında herkes sürekli “beklentiyi düşük tut” diyordu. Belki de bu yüzden hikâye beni daha çok içine çekti. Ama şunu net söyleyebilirim ki; Hollow Boys evreninin o boğucu, tehlikeli ve çürümüş atmosferini okumak inanılmaz keyifliydi. Ponderosa Springs dediğimiz yer dışarıdan bakınca ayrıcalıklı insanların yaşadığı sakin ve elit bir kasaba gibi görünüyor ama biraz içine girince her yerin sır, travma, şiddet ve yıkımla dolu olduğunu görüyorsunuz. Hollow Heights Üniversitesi de tam olarak bu hissi destekleyen bir yerdi. Kitabı okurken sürekli yağmurlu bir hava, boş koridorlar, karanlık ormanlar ve üstü örtülmüş suçlar gözümde canlandı. Yazar atmosfer konusunda gerçekten çok başarılıydı. Hikâyenin merkezinde ise “Hollow Boys” dediğimiz dört adam var: Alistair Caldwell, Rook Van Doren, Thatcher Pierson ve Silas Hawthorne. Aslında kitabın en güçlü yanı da bu dört karakterin birbirleriyle olan bağıydı. Hepsi problemli, hepsi kırık ve hepsinin geçmişi ciddi travmalarla dolu. Ama birbirlerine olan bağlılıkları o kadar güçlü ki aile kavramını tamamen kendi içlerinde yaratmışlar. Özellikle Silas’ın çocukluk aşkı Rose’un şüpheli ölümüyle başlayan olaylar zinciri onların ne kadar tehlikeli insanlara dönüşebileceğini gösteriyor. Alistair karakterine gelirsek… dürüst olayım, onu “iyi biri” olduğu için sevmedim. Zaten iyi biri değil. Öfke problemi olan, şiddete eğilimli, manipülatif ve korkutucu bir karakter. Ama yazar bunu gizlemeye çalışmıyor. En sevdiğim detaylardan biri de buydu. Alistair başından sonuna kadar neyse oydu. Kendini düzeltmeye çalışan klasik erkek karakterlerden değildi. Karanlığını kabul etmişti. Ve bence Briar ile
Çaldığımız YalanlarMonty Jay · Martı Yayınları · 2026120 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·416 syf.··
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 23:09
Merhabalar Bugün sizlere Hallow Boys serisinin final kitabından bahsetmeye geldim. Bu kitapta Silas ve Coraline’in hikayesini okuyoruz… ve söylemeliyim ki beklentimin üstüne çıkan bir final oldu! Hollow Boys ekibi intikamın tamamlandığını düşünürken ortaya çıkan bir video ile aslında hiçbir şeyin bitmediğini anlıyorlar. Kasabadan ayrılanlar geri dönerken, Silas bir yandan hasta babasıyla ilgilenmek zorunda kalıyor, bir yandan da şirketin başına geçmeye hazırlanıyor. Ama bunun için bir şart var: geçmişi yüzünden yönetim kurulu onun evlenmesini istiyor… İşte tam bu noktada Coraline devreye giriyor. Dördüncü kitapta yaşadığı o korkunç esaretten sonra Silas ile yollarının kesişmesi ve hastanedeki o küçük detay ile olaylar gelişmeye başlıyor. Seri boyunca en sessiz karakter olan Silas’tan açıkçası çok büyük beklentim yoktu ama beni ciddi anlamda şaşırttı. Sessizlerin en tehlikelisi olduğu söylenir ya… %100 doğru Sakladığı sırlar, Coraline ile olan ilişkisi, o efendi ve centilmen tavrı… ama iş özel hayata gelince tamamen farklı birine dönüşmesi Aralarındaki kimya ise gerçekten harikaydı.Coraline ise tam anlamıyla güçlü bir kadın karakterdi Yaşadıklarına rağmen ayakta kalması, kız kardeşi için yaptıkları ve Silas’a olan sevgisi çok etkileyiciydi. Olay örgüsünde Silas’ın Rosie ile tanışma kısmıyla sakladığı sırrı tahmin etmiştim ve doğru çıktı ve her şey mantığa oturdu ama final kısmında bu konunun biraz havada kaldığını düşündüm. Özellikle bazı detayların daha fazla açıklanmasını isterdim. Bunun dışında diğer karakterleri tekrar görmek ve onların gelecekteki hallerine göz atmak çok keyifliydi Netice olarak türü seviyorsanız kesinlikle şans verebileceğiniz bir seri. Ben okurken oldukça keyif aldım diyerek yorumumu noktalıyorum
1000Kitap
Ettiğimiz YeminMonty Jay · Martı Yayınları · 202638 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 10. kitabı
Bir annenin iki çocuğu ve torunuyla daha iyi bir yaşam için akrabalarının yanına yolculuğa başlarlar fakat bu yolculuk Lena ve kızı Ella ile devam eder. Akrabaları Silas ise iki çocuğa bakabilcek çiftlik işlerinde yardım edebilcek Lena’nın annesi ve kardeşi Enzo’yu beklerken bakıma muhtaç gördüğü bir kadın ve bebekle karşılaştığında sinirli bir kabulleniş ile Lena’yı çocuklarıyla tanıştırır… Silas’ın kayıplarından dolayı kendine ördüğü kalın duvarlar,Ella,Bonnie,Jack Henry’yı yıllarca arayışı Lena için hep mücadeleyle geçer.Silas’ın ise tek korkusu Ridge dağları ve evlatlarının elinden alınmasıydı. Okurken bütün duyguları bir arada yaşıyorsunuz.Sonu ise duygu yüklü koca bir tebbessüm
Bize Yalan SöyledilerEllen Marie Wiseman · Arkadya Yayınları · 2025158 okunma
7/10
·400 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 16:36
Ayrıcalıklı ailelerin hüküm sürdüğü bir kasaba… Ülke çapında prestijli Hollow Heights Üniversitesi… Ve bu kasabadan nefret eden, gücü ellerinde tutan varisler… Alistair Caldwell – Kasabanın neredeyse tüm gayrimenkullerine sahip, emlak imparatorluğu olan bir ailenin oğlu. Öfke kontrolü ve şiddet eğilimi ciddi boyutta. Rook Van Doren – Hukuk alanında servet edinmiş köklü bir aileden geliyor. Babası kasabanın savcısı. Thatcher Pierson – Babası bir seri katil. Büyükannesinin ve büyükbabasının serveti sayesinde statüsünü koruyor. Silas Hawthorne – Şizofreni ile mücadele ediyor. Ailesinin dev bir teknoloji şirketi var. Ve her şey Silas’ın ortaokuldan beri birlikte olduğu sevgilisi Rose’un şüpheli ölümüyle başlıyor…Bu dört “Hollow Boy” gerçeği araştırmaya başlarken, ilk kitapta Alistair ve Briar bir araya gelmesiyle olaylar verilmeye başlıyor. Ben beklentisiz başladım ve açıkçası atmosferi sevdim.Karakterlerin hiçbiri iyi değil. Bolca tetikleyici unsur var. Ama o karanlık, gergin, merak duygusunu sürekli canlı tutan anlatım dili kitabı inanılmaz akıcı yapmış.Evet, olay örgüsünde birkaç mantık boşluğu vardı. Ama bir giriş kitabı olduğu için o kısımlar benim gözüme çok batmadı. Benim en çok gözüme batan kitap Alistair ve Briar’ın hikâyesi olmasına rağmen, duygusal gelişimleri arka planda kalmış gibiydi. Çekişmelerini, birbirlerine yaptıkları eziyetleri uzun uzun okuyoruz; fakat iş duygulara gelince her şey fazla hızlı çözülüyor. Sanki en önemli kısım biraz aceleye gelmişti en azından bana öyle hissettirdi. Netice olarak beklentiyi aşırı yükseltmeden, biraz Devils Night biraz Legacy of Gods havası arıyorsanız bir şans verebilirsiniz. Zira giriş kitabının eksikleri olsa da karakterler kesinlikle ilgi çekici ve seri merak uyandırıyor. Son olarak ben devam kitaplarını
1000Kitap
Çaldığımız YalanlarMonty Jay · Martı Yayınları · 2026120 okunma
Uçsuz hayaller boyunca:
10/10
·
Beğendi
“Aşktan yana söz duyunca, Ben hep seni düşünürüm. Uçsuz hayaller boyunca, Ben hep seni düşünürüm…” Bir Yunus okur gibi Anadolu’nun suyunu içiyor insan her şiirde. Saf ve duru satırlar, samimi mısralar. Yaralanmış gönüller dertli dimağlar. Karakoçu anlatmaya benim kelimelerim yetmiyor. Kitaptaki bir şiirinde şöyle diyor: “Umudum her zaman bâkidir amma, / Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.” Anlatacak çok şeyi var da işte ömür dediğin bir anta tükeniyor. Bir Mihriban oluyor akıyor ruhuma şiirleri. Tavsiyem bu şiiri okuyun. Aşağıya da bir kaç mısra koyayım o tadı biraz olsun siz de alın. Mızrabım telime değdiği zaman Tel yanmazsa ben yanarım sultanım. Ayrı bir konudur kirpiği, kaşı; Yaralar bağrımı ezer saçları. Sevgi bir kitaptır gönül masanda; Okusan da olur, okumasan da... Kapanır sayfalar ela gözlü yâr. Yâr, deyince kalem elden düşüyor; Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor. Lâmbamda titreyen alev üşüyor... Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban. Sılada sılasız kaldım Suyum garip aşım garip Ben kendime gurbet oldum İçim garip dışım garip. #abdurrahimkarakoç #dostadoğru #1kitap1fotograf
Dosta DoğruAbdurrahim Karakoç · Kadim Yayınları · 20181,325 okunma