Dosta Doğru (Bütün Şiirleri 4)

·
Okunma
·
Beğeni
·
4789
Gösterim
Adı:
Dosta Doğru
Alt başlık:
Bütün Şiirleri 4
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759000653
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kadim Yayınları
Baskılar:
Dosta Doğru
Dosta Doğru
Dosta Doğru
Dosta Doğru
Dosta Doğru
İçimde uzayan her yol,
Çıkar, gider dosta doğru.
Menekşe, nergis, ıtır, gül,
Kokar gider dosta doğru.

Zamanım yoğrulur gamla,
Birleşir sabah akşamla.
Ilık kanım damla damla,
Akar gider dosta doğru.

Gel bende gör, sen gel beni,
Durduramaz engel beni.
Görmediğim bir el beni,
Çeker gider dosta doğru.
(Tanıtım Bülteninden)
112 syf.
·Puan vermedi
yazdığı Mihriban şiirini gazeteye ilan veren Abdurrahim Karakoç naifliği bırakıyorum. ''

Herkesin vardır bir Mihribanı.
Herkesin vardır bir Karakoç'u...

Vardır herkese şiir yazdıracak bir kadın...
Vardır aşkı uğruna şiir yazan bir erkek.

Gönlünü aklına hapsedenlere ithafen...

__________________ɢÇʙ__________________

Gönüllerde"Gül" kokulu bir çerağ uyandıran, şiir vadisinde derin izler bırakan ve pek çok şairi etkileyerek kendine has bir çığır açan Üstad Karakoç'un kaleminden , her açıdan nev-i şahsına münhasır bir üslup ve edebi kıymete sahip bir şiir kitabı derlemesi...


Onun şiirlerini okuduğumuzda; suskun kalmış ve unutulmuş kekik kokulu nice kelimelerle tanışır, Türkçemizin nisyana terk edilmiş bazı sözlerinin okuyucuya tebessüm ettiğini, can çekişen bazı kelimelerin de adeta yeniden hayat bulduğunu görürürüz.

Okumaya değer bir eser,
Okunmaya değer bir şahsiyet...
Okumanızı tavsiye ederim.


__________________ɢÇʙ__________________

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar çözülmüyor Mihriban
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban

Yâr deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban !

Keyifli Okumalar Dilerim
112 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Büyülendim..Bu efsunlu kitap için incelemeye başka bir kelime ile giriş yapamazdım.

Ya Karakoç sen ne yaptın beni benden aldın yüreğimi dağladın onu kör kuyulara attın.Bu gönül nasıl bir gönüldür bu sâf sevgi neyin emaresidir?!
Mihriban Türküsünü mü sayayım diğerlerini mi hangisini... Alevin mi yoksa benim mi üşüdüğümü mü?! Aşk kâğıda yazılmaz bilirim yaşanmadıktan sonra şu içindeki nar yanmadıktan, her şeyin seni O' na götürmemesinden, huşu denen o bal damlasını tattırmadıkça boş..Bu dünya her şey anlamsız..Yaşanan her an yitik.Aşkın izi sürülmez de yazılmazda...bilirim yaşarak bilirim hem de.

Yorgunum Karakoç şu koskoca yaşlı bunak dünya kadar bütün umutsuzluklara rağmen, insanlara, saçma düzenlere, dostluklara ve en önemlisi kendime rağmen sonra dedin ki sen:

"Umudum her zaman bakidir amma
Zaman kısa ben yorgunum yol uzun..."

Senin yerine konuştu sözcüklerin. Sus dedim kendime bir çiçek gibi sus kainatın suyunu istiyorsan sus kendine bile sus.Sustum..Umutla parlayan bir kalple sustum artık!

Bu kitap dosta doğru güzel insanlar, en güzele doğru Hakk'a doğru. Okuyun okutturun!!
148 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Dosta doğruyu kan yazisindan daha çok sevdim. Siyasi içerikli olmamasından dolayı muhtemelen. Zaten şiirin siyasi kavgaya bulaştiŕılması taraftari değilim bir de şiirden pek anlamam ve sevmem doğrusu.

Bazi şiirler daha ön plana çıktı.
Acı duygular, hatirlatma, misilleme, Ayıp, nöbet vukuati , unutursun şiirlerini çok sevdiim Mihriban isimli şiir de bu kitaptaydı.
112 syf.
1997 yılında Ocak Yayınlarının bastığı kitabın genişletilmiş baskısını görüyoruz burada. İçinde meşhur "Mihriban" şiirinin de olduğu kitap. Karakoç, gerçek bir hece ölçüsü ve halk edebiyatı üstadıdır; rahmetle anıyorum bir kere daha...

Bu arada Mihriban'la ilgili bir şeyler yazmamak olmaz.

Bana göre Mihriban, tam da bu toprakların türküsüdür. Çünkü her şeyden evvel yerlidir, yani türküdür. Sonra şairi Abdurrahim Karakoç ve bestecisi Musa Eroğlu bilinmesine rağmen adeta anonimleşmiş ve halka mal olmuştur.
Şairi sağ gelenekten gelen, milliyetçi dindar kimliğe sahip, söz ustası bir kalemken bestecisi ise sol kökenli, Alevi kültürüne aşina, bir saz ustasıdır. Dili duru bir Türkçe, hatta adeta nağmesi bile Türkçedir. Yani sanki ayrı şeylermiş gibi görünen kavramlar bu türküde bir aradaydılar; kardeştiler ve eğer ikisinden birisi olmasa böyle bir türkü de olmayacaktır. Üstelik türkünün konusu bir aşk hikayesidir; sevmek üzerinedir. İşte tam da bu sebeplerden dolayı Mihriban bizim ihtiyacımız olan şeylerin karşılığıdır. Ve aradan bin yıl geçse bile Türk milleti var oldukça okunup, söylenecek bir türküdür.
112 syf.
·12 günde·Puan vermedi
Sevgili üstad Abdurrahim Karakoç 'un yeri bende çok ayrıdır. Bu kitabı da özellikle çok ayrı , bambaşka ve güzeldir. Okumaya kıyamadığım, defalarca okuduğum yüreğe dokunan şiirlerle dolu bir kitaptı.
Şiir seven herkesin okumasını öneririm..
Şiirle kalın:)
112 syf.
·Beğendi·10/10
Ben kitapları okurken altını çizmekten ve karalamaktan hoşlanırım. Elimden gelseydi bu kitaptaki her satırı baştan sona çizerdim; her kelimesinde binbir mana...
150 syf.
·5 günde·10/10
Halk şiirinin ustalarından Abdurrahim Karakoç'un "Mihriban" şiirini de barındıran kitabı. Hecenin usta kullanımı, duyguların duruluğu... Marala öğüt veren ancak bir şairin gönlüdür.
112 syf.
Şiir nesir ve fikir dünyamızın müstesna bir ismi, dünün bugünün ve yarının şairlerinden büyük usta Abdurrahim Karakoç. Kıble yürekli hilal bakışlı gül gönüllü güzel bir insan Abdurrahim Karakoç.
Anadolu'nun bütün renklerini çiçeklerini dağlarını ovalarını insanı ve insanının çektiği sıkıntılar ile yüreğindeki aşk ve sevdayı kendine özgü bir üslubu ile kaleme alan adeta deyim yerindeyse misralarda sözcüklere elmas değeri anlam katan büyük bir şair büyük bir gönül ehli insan Abdurrahim Karakoç.

Bu kitabı da her zamanki gibi kendisine has üslubuyla kaleme aldığı ve genelinde aşk ve sevdayı barındıran konulu şiirler olan bir eseridir. Mihriban, Unutursun Mihribanım, İncitme, Ayıp... gibi sevda tellerine dokunan bir çok şiirin bulunduğu okuduğum Karakoç kitaplarının arasında en beğendiğim şiirlerin bulunduğu bir eser.
Paylaştığım alıntılarımdan kitabın içeriğine dair şiir parçalarını bulabilirsiniz. Geç kalmadan okumanızı ve kutuphanenize eklemenizi tavsiye ettiğim bir kitaptır. İyi okumalar...
112 syf.
·Puan vermedi
Çıkar oyunbazlar ikbal katına
Tepeler dağları alır altına
Dostluk sürücüsü vefa atina
Bindiği noktadan bin yıl uzakta

Evren tenesirde çıplak bir ceset
Yunduğu noktadan bin yıl uzakta
85 syf.
·Beğendi·9/10
Hayırlı günler şiir seven güzide insanlar,
Elimde bugün okumayı bitirdiğim, Abdurrahim Karakoç'un Dosta Doğru kitabının 9. baskısı var. Kitabın ilk sayfasında 16.10.1993/ANKARA yazıyor. Bu kitap ben dünyaya gelmeden 4 yıl önce alınmış. İnsanlar için bu önemli olmayabilir ama benim için çok değerli. Şiirlerin de kitabın sayfaları gibi yaş aldığını düşündürdü. Tıpkı beyazlayan saçlar ve alın çizgileri gibi... Güzellik algısıyla ilgili düşünmeye başladım. Güzel olan hangisiydi? Ticari amaçlar güdülerek yazılmış, en profesyonel tasarımcılar tarafından kapağı tasarlanmış ve en çok satanlar listesinde yer edinmiş "kitap"lar mı yoksa kıyıda köşede kalmış, yaprakları sararmış ve gerçek hislerle yazılmış olan kitaplar mı? İnsanlar Abdurrahim Karakoç'u tanımıyorlar ama Mihriban şiirini herkes biliyor. Bunun nedeni popüler bir dizide yer alması. Halbuki yıllar önce yazılmış ve şimdilerde eşine rastlamanın hayal olduğu duru bir sevdadan kopmuş gelmiş bu şiir şairin yorgun ellerine.
"Düzen böyle bu gemide;
Eskiler yiter yenide
Beni değil, sen seni de
Unutursun Mihriban'ım"
Katıldığı bir programda "Allah kimseye kendini unutturmasın." diyerek eklemişti şair. Son yıllarda kendimizi unutmuyor muyuz? Sosyal medyada gösteriş yapmaktan, okumaya zamanımız kalmıyor. Okuyan insanlar da çok satanlar derneğine üye olmuş durumda. Bizler de bu yüzyıla ait hissetmeyerek yürüyoruz yollarda. Biz bizi unutuyoruz. Samimiyetimizi yitiriyoruz. Bir gün yaş alacağımızı unutuyoruz. Yaşlanmayı kötü bir şey zannediyoruz. Standart bir güzellik kalıbına girmeye çalışıyoruz. Üstümüzde sırıtıyor bu kirli elbiseler. Anadolu'ya yakışmıyor artık insanımız. İnsan olmaktan uzaklaşan insanımız...
Kitabın her sayfasında hasret kaldığım samimiyeti hissettim. Hatırlamanın ağır geldiği her şeyi unuttum ve bambaşka bir iç aleminde okudum. Naif şair yüreğine hayran kalmamak elde değildi. O herkesin Karakoç ağabeyiydi. Mekanı cennet olsun, inşAllah.
Herkes seni MİHRİBANLA tanır.
Ama ben seni HAKİKAT âşığı olarak bildim.
Kabrin nûr mekanın cennet olsun güzel insan.

Kör dünyanın göbeğine
Hak yol İslâm yazacağız.
Kuşların göz bebeğine
Hak yol İslâm yazacağız.

Yola, ağaca, pınara
Esen yele, yağan kara
Yağmur yüklü bulutlara
Hak yol İslâm yazacağız.

Koç burcuna, yay burcuna
Bebeklerin avucuna
Minarelerin ucuna
Hak yol İslâm yazacağız.

Bucak bucak, köşe köşe
Kara taşa, kor-ateşe
Yıldıza, aya, güneşe
Hak yol İslâm yazacağız.

Askerlerin miğferine
Kağnıların tekerine
Buda´nın tunç heykeline
Hak yol İslâm yazacağız.

Her kapının eşiğine
Her sofranın kaşığına
Balaların beşiğine
Hak yol İslâm yazacağız.

Herkes duyacak, bilecek
Saklanmaz gayrı bu gerçek
Yaprak yaprak, çiçek çiçek
Hak yol İslâm yazacağız.

ABDURRAHİM KARAKOÇ
112 syf.
Onca kitap içinde bu kitabın yeri ayrıdır, ilk elime aldığımda defalarca okuyacağımı bilmiyordum, öylesine almış öylesine başlamıştım, sonra birbirine bakan iki sayfada iki şiir benim için çok özel oldu. Önce Mihriban, sonra Mihriban'ım fakat unutursun Mihriban'ım... Belki yıllarca okuyacağım bir kitap olacak , şiirleri de ezberlemeye çalışmıyorum yine de bazı şiirleri hafızam öyle özümsemiş ki engel olamıyorum. Zaten engel olmak isteyen kim?
Gergin uykulardan, kör gecelerden
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.
Sonra düğüm düğüm bilmecelerden
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Gökten yağmur yağmur yağacak renkler
Daha hoş kokacak otlar, çiçekler
Ardından bitmeyen mutlu gerçekler
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Vurulup ömrünün ilkbaharında
Kanından çiçekler açar yarında
Cümle şehitlerin omuzlarında
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Işıklar dal-budak, her kolu İslâm
Gönüller, yürekler dopdolu İslâm
Tek ölçüsü İslâm, tek yolu İslâm
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

İzmir’in sağından, Van’ın solundan
Erzurum, Edirne, Hatay yolundan
Kapı kapı tekmil Anadolu’mdan
Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dosta Doğru
Alt başlık:
Bütün Şiirleri 4
Baskı tarihi:
Ocak 2018
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759000653
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kadim Yayınları
Baskılar:
Dosta Doğru
Dosta Doğru
Dosta Doğru
Dosta Doğru
Dosta Doğru
İçimde uzayan her yol,
Çıkar, gider dosta doğru.
Menekşe, nergis, ıtır, gül,
Kokar gider dosta doğru.

Zamanım yoğrulur gamla,
Birleşir sabah akşamla.
Ilık kanım damla damla,
Akar gider dosta doğru.

Gel bende gör, sen gel beni,
Durduramaz engel beni.
Görmediğim bir el beni,
Çeker gider dosta doğru.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 252 okur

  • ZEYNEP ÇELİK
  • Nisa Ergül
  • Kitap Su Ekmek
  • Gökçe
  • Göktuğ Çağrı Bozkurtoğlu
  • Zehra
  • Neslihan ER
  • Yusuf Emre
  • Rose Bahar
  • Mehmet Toyran

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%3
18-24 Yaş
%27.3
25-34 Yaş
%21.2
35-44 Yaş
%30.3
45-54 Yaş
%9.1
55-64 Yaş
%3
65+ Yaş
%6.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%40.4
Erkek
%59.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%56.2 (41)
9
%13.7 (10)
8
%9.6 (7)
7
%6.8 (5)
6
%1.4 (1)
5
%0
4
%0
3
%1.4 (1)
2
%0
1
%0