Vur Emri Bütün Şiirleri 1

9,2/10  (13 Oy) · 
39 okunma  · 
15 beğeni  · 
704 gösterim
Bir haber dolaşır semada pul pul
Kılınçlar bilensin, akın var Çin’e.
Yiğitler at sürer düşman içine
Tarihe hükmeden bir ses duyulur:
- Vur! TÜRKLÜK aşkına vur!

Yüklenir bir ülke oymak ve avul,
Sel olur ordular, batıya akar.
Uçar elden ele bozkurtlu bayraklar.
Emreder bir başbuğ, sade ve vakur:
- Vur! BAYRAK aşkına vur!

Karışır topsesi, nal sesi, davul...
Çağdan çağa çığır açar gemiler.
Bir hâkan atını denize sürer
Ve der ki: “Yıkılsın Bizans’ı koruyan sur.”
- Vur! FETİH aşkına vur!
 
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2018
  • Sayfa Sayısı:
    292
  • ISBN:
    9789759000622
  • Yayınevi:
    Kadim Yayınları
  • Kitabın Türü:
GENÇ YAZAR/ŞAİR 
26 Eyl 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Abdurrahim Karakoç'un kitaplarının basımı bitmiş. Yeni basım ne zaman çıkar belli değil. Bu kitabı günlerce aradım ve sonunda bir kişide 1988 Ankara basımını buldum ve aldım. Kitap eski basım olduğu için bazı yazım hataları var. Ayrıca içindeki şiirlerde eski kelime çok.

Konusuna gelince de geneli itibariyle diğer şiirlerde olduğu gibi dönemin yokluğunu, siyasetini, aşkı, zorluğu ve günümüz gençliğini, giyimini, konuşmasını eleştiren yine sert dille yazılmış bir çok şiirden oluşuyor. Karakoç'un en sevdiğim yönü anlatmak istediği şeyi eğip bükerek değil de direkt olarak aktarmasıdır. Sözleri açık ve anlaşılırdır. Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...

Halil İbrahim 
24 Oca 20:32 · Kitabı okudu · 94 günde

Kitaptaki şiirler tekrar tekrar okumaya değer. Yıllar önce okumama rağmen Hakim Bey. Mihriban, Unutursun Mihribanım ve ben hep seni düşünürüm şiirleri aklıma ilk gelenler.

Müberra ENBİYAOĞLU 
19 May 19:12 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Sıkıntıdan çıldırmak üzere olduğum bir 19 Mayıs sabahında sahibi bu dünyadan göçtükten sonra eski bir karton kutunun dibinde kaderine terkedilmiş bir mucize olarak karşıma çıkan kitap ; okudukça kendinden haberdar olmayan bugünümüzü gördüğüm, tarihin/insanın tekrarlayışına bir kez daha şahit olduğum kitap ...

Kitaptan 28 Alıntı

Aşk da, söz de yalan imiş
Akıl işi değil bu iş..
Ve sonra hatırladık ki
Sevenler hep boşa sevmiş...

Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 89)Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 89)

Ezilenler putlaştırır ezeni.
Eğri direk kırar doğru hezeni.
Böyledir, değişmez dünya düzeni
Biri yapar, biri yıkar, unutma!

Vur Emri, Abdurrahim KarakoçVur Emri, Abdurrahim Karakoç
GENÇ YAZAR/ŞAİR 
26 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Aşk diye ardında koşup durduğum
İyi, kötü diye değer verdiğim
Ne varsa dünyada bakıp gördüğüm
Dokuz şey... On hiçtir Bekir Efendi

Vur Emri, Abdurrahim KarakoçVur Emri, Abdurrahim Karakoç
GENÇ YAZAR/ŞAİR 
25 Eyl 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ben milletim uğruna adamışım kendimi
Bir doğrunun imanı bin eğriyi düzeltir
Zulüm azrail olsa ben hakkı tutacağım
Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir

Vur Emri, Abdurrahim KarakoçVur Emri, Abdurrahim Karakoç

Gitmişti makama arz-ı hâl için
'Bey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
Bir azar yedi ki oldu o biçim..
'Şey' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı
Gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı...
Bir baktı konağa alttan yukarı
'Vay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Çekti ayakları kahveye vardı
Açtı tabakasın, sigara sardı
Daldı.. neden sonra garsonu gördü
'Çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

İçmedi, masada unuttu çayı
Kalktı ki garsona vere parayı
Uzattı çakmağı ve sigarayı
'Say' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Döndü, gözlerinde bulgur bulgur yaş
Sandım can evime döktüler ateş
Sordum: 'memleketin neresi gardaş? '
'Köy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Yürüdü, kör-topal çıktı şehirden
Ağzına küfürler doldu zehirden
Salladı dilini.. vazgeçti birden,
'Oy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 190)Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 190)
Tuncay YILDIRIM 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir gönül verdin ki oldum esiri
Bulur kusursuzda yüz bin kusuru
Biri bire bölsen çıkar kesiri
Bu gidişle iflah olmam zor benim

Üfledim ötmedi aşkın düdüğü
Aşamadım arpa boyu gediği
Bana çirkin elin güzel dediği
Ya aklım yok ya gözlerim kör benim

Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 52)Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 52)

Bilir misin gardaş Türk illerinde
Havada yıldızlar, dağda kar üşür.
Tutsak soydaşların türkülerinde
Dört mevsim ötede bir bahar üşür.

Vur Emri, Abdurrahim KarakoçVur Emri, Abdurrahim Karakoç
Tuncay YILDIRIM 
 30 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Mihriban
Sarı saçlarını deli gönlüme
Bağlamışlar çözülmüyor Mihriban
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban

Yar deyince kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban

Önce naz sonra söz ve sonra hile
Sevilen seveni düşürür dile
Seneler asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban

Tabipler de ilaç yoktur yarama
Aşk deyince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban

Boşa bağlanmamış bülbül gülüne
Kar koysam köz olur aşkın külüne
Şaştım kara bahtın tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı
Çözemedim çözülmüyor Mihriban

Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 60)Vur Emri, Abdurrahim Karakoç (Sayfa 60)

Aklın ucu değer hiçe;
Yol ararım içten içe.
Kâinat uyur sessizce,
Ben hep seni düşünürüm.

Korkunun bittiği yerde,
Haz duyarım perde perde.
Bir mezar görsem bir yerde,
Ben hep seni düşünürüm.

Vur Emri, Abdurrahim KarakoçVur Emri, Abdurrahim Karakoç
3 /