derken "zaman" diye üç parçalı bir şey icat etti insan. bir parçasına "dün" diğer parçasına "bugün" öteki parçasına da "yarın" dedi. sonra nasıl oldu bilinmez ya da bilinir de söylenmez; fesat karıştı zamana ve insan unuttu bugününü. dününü düşünüp pişman oldu, yarını için telaşlandı her daim ama işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıklarını güneş doğup batıncaya kadar yaşadı hep"
"bir kadını sırf güzelliği için sevmek mümkün mü? bu bir heykeli sevmek gibi bir şey olmaz mı?" diye sorar tolstoy. victor hugo da onu şöyle destekler: "sadece bedenleri, şekilleri, görüntüleri sevenlere ne yazık. ölüm her şeyi yok edecek. ruhları sevmeyi deneyin."