bu kitabı sevdiğim bir insan aracılığıyla tanıdım. içinden birkaç yer okuduğumda bile insanı parçalara ayırıcak şekilde mahvediyordu. alıp tamamen okuduğumdaysa, normal hayata dönmekte epey zorlanacağınız bir kitap. türkiyede zaten aile içi huzursuzluk, geçinememezlik vs gibi sorunlara çok kez şahit oluyoruz. neredeyse her gün bu tarz olayları görüyoruz ama bu olayları yaşayan biri olarak söyleyebilirim ki; aileden kaynaklı psikolojik sorunlar yaşayan kişilerin okumamasını öneriyorum. aksi takdirde nerdeyse her sayfasında ağlayabilirsiniz. o kadar okurken üzülmeme rağmen zerre eleştirmiyorum. beğendim kitabı. kısacası size "kim neden önerdi bana bu kitabı ya" ile "kim önerdiyse iyi ki önermiş keşke teşekkür edebilseydim" diye düşüncelere sevkedecek bir kitap. okuyun
mesleğimden kaynaklı mı bilmiyorum, kendimden çok şey bulduğum, ama marquez hayranı değilseniz ya da denize ilginiz yoksa sıkabilecek bir kitap. naçizane görüşüm tabii seveni vardır elbette.
"fantastik tür ve bir türk yazar?" önyargısıyla yaklaşıyorsunuz ama bence kesinlikle bir şans verilmeli 10/10 değil her şeyiyle ama akıcı ve pişman olmayacağınız bir kitap.
tekrar ve tekrar. Simgesel Değiş Tokuş ve Ölüm’ü okudum okuyalı emek-iş-sermaye kapitalizm konusunda kafada birikenleri toplu bir şekilde ele alabilmeyi öğrendim. Hele ki yeniden-üretim 68 devrimi fabrikalar ve libidinal ekonomiye dair söyledikleri. azımsanamayacak raddede mütişti. eğer kapitalizme alerji olan bir yapınız var ise okumalısınız.
Sizlere modern Türk öykücülüğünden satırlar sunan, İnsanı kötücül olarak ele alan, bütünlükten yoksun kurguya sahip, anlamsızlığı anlam yapan, mistisizmi yücelten post-modern edebiyata karşı bir kitap. İnsanı bütün özellikleriyle, toplumsal koşulların belirleyiciliginde alan,insandan umudun kesilmeyeceğine dair, insana ve devrimci birikime sevgi besleyen öyküler hepsi. şiddetle öneririm okumanızı.