Üstünde saatlerce konuşulup tartışılması gereken kitaplar bu klasikler okuyup öylece rafa kaldırmak insanin içine sinmiyor hep biseyler eksik kalıyor gibi
Babalar ve oğullar gelince yazarın baba derken geleneği oğul derken de yeniliği vurgulamak istediğini net sekilde anlıyoruz
Gelenek ve yeni nesil çalışmasının anlatıldığı bu eserin unutulmaz karekteri tabiki Bazarov oluyor
Kendisi nihilist hicbir otorite tanımayan gelenekleri degerleri yok sayan ve onlarla dalga geçen biri
Dolayısıyla tamamiyle topluma ters bir karekter
Yüzyıllardır olduğu gibi toplum farklı olanı farklı düşüneni tabiki bağrına basmıyor
Ve farklı olan daha fazla yaşayamıyor zaten Bazarov un da fazla yaşamadığı gibi
O gittikten sonra herşeyin gayet yolunda gittiğini ama hüzünlü bir havanın varlığından bahsediliyor .
Burdan çıkarılan durum" düzen kötü de olsa alışılmışın dışında olmaması iyidir" şeklinde sanırım doğru kelimeleri kullandığımdan emin değilim ama anlayabileceğımız pek çok mesaj içeriyor
Basta okuduğum zaman Bazarov u kendini beğenmiş ve itici bir karekter olarak görmüştüm daha sonra kitabı okurken ve inceleyince farklı düşündüğünü gordum ve fikirlerinin bazılarına katılırken buldum kendimi .
Bu durumda ACABA BENDE MI FARKLI OLAN YOK OLSUN ISTIYORDUM ? diye sorguladığım oldu
Bu kanılara varmış olmak bana yeterli gelmiyor anlamam gereken daha fazla mesaj varmış gibi hissediyorum
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
İtiraflarım
Tolstoy un kendi ağzından kendi düşüncelerinin evrimini anlattığı eseri
Tolstoy u tanımak ve eserlerini daha net anlamanın en ideal yolu önce bu eserini
okumak olsa gerek
Kitabı okuyunca yazarın eserlerinde neden genellikle din üzerinde yoğunlaştığını anlamış oldum.
Tolstoy bu kitabında yaşamı anlamlandırma sürecini anlatmış
Hıristiyan bir çevrede doğup büyümüş olan ama hıristiyanlığa mantıklı bakmayan Tolstoy önceden hiç sormamış olduğu soruları kendine sormaya başlıyor
Niçin yaşadığını hayatın bir anlamı olmadığı yapılacak en akıllı şeyin bu mantıksız hayata son vermek olduğunu düşünüyor
Diğer insanların yaşamlarını ne uğruna devam ettirdiklerini gözlemliyor
Ve sonunda ona en mantıklı gelenler inançlı insanlar oluyor
Buradan sonrası Tolstoy un tanrıya inanışı onu aslında tekrar buluşu ama artik daha bilinçli bir şekilde kavrayışından bahsediyor. Son kısımda tüm bu söylemek istediklerini özetleyecek şekilde görmüş olduğu bir rüyasını paylaşıyor
Tolstoy kitabında yüzyıllardır sorulan o soruyu kendisi de sormuş ve sonunda yanıtını bulmuş olduğunu gösteriyor
Dünya var olduğu sürece de devam edecek bu soruyu barındıran bir eser olduğu için herkesin okumaktan keyif alacağı ve kendinden birşeyler bulacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum.