İtiraflarım

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Emre Öztürk
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hayatın Anlamı Nedir?
5/10
·96 syf.··
2021 18. kitabı
Ünlü yazar Tolstoy'un inanç alanındaki gelgitlerini anlatan eseri. Öyle ahım şahım bir sırrı itiraf etmiyor. Sadece yaşamanın anlamını aradığını, bu yolda inancını kaybettiğini, Kant'ın sözü ile Tanrıyı reddettiğini ve daha sonra hayatın anlamsızlığı içerisinde kaybolunca tekrar tanrıya sığınma gereği duyduğu anılarını paylaşıyor. Kendisinin deist olarak öldüğüne inanıyorum.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
İTİRAF DEĞİL AŞKI MEMNU MÜBAREK!
9/10
·96 syf.··
2019 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2019 04:38
Yav tolsytoy abi sen ne şerefsiz, sen ne dürzü bir adammışsın. Püh pühh allah seni taş eylemesin gızz bu nasıl itiraflar silsilesi. Aşkı memnu mu çekiyoruz laaağğnn burda. Püüüü. Şimdi linç yemeden hürmetle saygı duyuyorum dedemize. Kalemine sağlık.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
9/10
·96 syf.··
2021 2. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2021 17:45
İ𝕥𝕚𝕣𝕒𝕗𝕝𝕒𝕣ı𝕞 - 𝕃𝕖𝕧 ℕ𝕚𝕜𝕠𝕝𝕒𝕪𝕖𝕧𝕚ç 𝕋𝕠𝕝𝕤𝕥𝕠𝕪 𝟙𝟘/𝟡 Sayfa sayısı: 97 Bizler intiharın gerçekliğine hakikaten inanmış ancak onu uygulamaya karar veremeyen bir grubuz, bizler aslında kimiz? En zayıf, en tutarsız-mantıksız, açıkça söylemek gerekirse; meczubun yamalı bohçası gibi aptallığını peşisıra sürükleyen ahmakların en ahmağı değil de neyiz? Bilgeliğimiz ne kadar derin olursa olsun bize hayatın anlamını öğrenmeyi veremedi. Demiş Tolstoy. Ne kadar da doğru demiş değil mi? İtiraflar kitabı, Tolstoy'un okuduğum ilk kitabı ve iyiki ilk bunu okumuşum. Bu sayede Tolstoy'u biraz olsun anladığımı hissettim ve bu daha sonra onu okurken çok işime yarayacak bence. Kitabın çevirisi ve dili de çok iyiydi, yayınevinin büyük bir artısı var bunda. Tolstoy'u anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap. "İnsan, bildiği şeyi bilmeye son veremez. " "Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman, hayatı önemsememeye başlıyorsun." "Gerçi cehalet hep aynı şeyi söyler. Bilmediği bir şey varsa onun saçma olduğunu söyler." "İyiyle kötünün ne olduğuna insanların söyledikleri ve yaptıklarına bakılarak karar verilemez. Hakem benim yüreğimdir." "Ne istediğimi kendim de bilmiyordum. Hayattan korkuyordum,ondan kaçıyordum ama her şeye rağmen ondan yine de bir şeyler ümit ediyordum." instagram.com/p/CLZVWRjh3BU/?...
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2022 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2022 20:45
Tolstoy'un kendi hayatını anlattığı yani otobiyografik özelliği olan bir kitap. Yalnız kitapta, yaşadığı olaylardan ziyade fikri gelişim sürecini anlatıyor. Daha çok din kavramı, inançları sorguladığı, arayış içine girdiği ve varoluşsal sancılarını okuyacağınız bir kitap. Neye inandığı, neye inanması gerektiği, hayatın anlamı amacı gibi sorular meşgul ediyor kafasını ve insanlarda gözlem yapmaya başlıyor ve gözlemleri sonucunda vardığı sonuçsa, insanların inançlarını gerektirdiği öğretileri hayatlarında uygulamıyor olması. Bu da Tolstoy'un arayışını arttırmasına sebep oluyor. Zaman zaman öyle boşluklara düşmüş ki intiharın eşiğine kadar geliyor ama intihar etmiyor. Kitapta kendini de çok fazla eleştirdiği, iki yüzlülükten uzak ve tarafsız bir bakış açısı gösteriyor bize. Farkındalık gücü oldukça kuvvetli ve derin bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Tolstoy'un hem kendini hem de içinde bulunduğu toplumu oldukça cesur bir şekilde eleştirdiği bir eser. Hatta kitap sizde de kendinize karşı eleştiriye, sorgulamaya ve arayışa davet ediyor :)
Felsefe-Düşünce
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2020 14. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2020 15:29
Felsefe ya da yazarın kendisini çok sevip düşüncelerini merak etmiyorsanız ,sonlara doğru biraz sıkılıyorsunuz. Otobiyografik bir çakışma, yazarın kendisini, düşüncelerini merak edenlerin okuması gerek .Yazarı cok merak edip, felsefe ilgisi olanların kitabı. Ben zaman zaman sıkıldım, zaman zaman zevkle okudum.
Edebiyat
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2018 15:53
Buraya kitap hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum yalnızca. Bu yüzden inceleme başlığı altında paylaşmak benim için biraz fazla kaçıyor ama şu düşüncelerimi paylaşmak istedim. Bu kitapta ki her bir sayfa da yoğun yoğun bulunan ölüm, hayat ve bunların anlamlarının sorgusu; benim de son zamanlarda içinde bulunduğum sorgunun hemen hemen aynısı. Kitabın bir çok cümlesi benim düşüncelerimden alınıpta yazılmış gibi olmasından; özellikle de cümlelerin altını çizmeye kalksam kitabı baştan sona çizmek zorunda olacağımı fark ettiğimde bir kitap ancak bu kadar her şeyi anlatabilir dedim. Ve bir çok insanında sorduğu ya da soracak olduğu sorular olduğunu fark ettim ve bana bu kitap insanlığın kitabı ve işte bu yüzden klasiklerde dedirtti. Klasikleri daha yeni yeni okumaya başlamış olan ben için de kesinlikle iyi bir ilk adım olmuş oldu. Hepsi bu kadar mükemmelse beni - hiç olmazsa kitaplarda - bekleyen anlamlı ve bir dolu dünya var. Sırf bu düşünceden dolayı yaşam daha anlamlı. Bu yüzden okuyun efendim. :)
Felsefe
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2019 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2019 23:21
İtiraflarım Tolstoy un kendi ağzından kendi düşüncelerinin evrimini anlattığı eseri Tolstoy u tanımak ve eserlerini daha net anlamanın en ideal yolu önce bu eserini okumak olsa gerek Kitabı okuyunca yazarın eserlerinde neden genellikle din üzerinde yoğunlaştığını anlamış oldum. Tolstoy bu kitabında yaşamı anlamlandırma sürecini anlatmış Hıristiyan bir çevrede doğup büyümüş olan ama hıristiyanlığa mantıklı bakmayan Tolstoy önceden hiç sormamış olduğu soruları kendine sormaya başlıyor Niçin yaşadığını hayatın bir anlamı olmadığı yapılacak en akıllı şeyin bu mantıksız hayata son vermek olduğunu düşünüyor Diğer insanların yaşamlarını ne uğruna devam ettirdiklerini gözlemliyor Ve sonunda ona en mantıklı gelenler inançlı insanlar oluyor Buradan sonrası Tolstoy un tanrıya inanışı onu aslında tekrar buluşu ama artik daha bilinçli bir şekilde kavrayışından bahsediyor. Son kısımda tüm bu söylemek istediklerini özetleyecek şekilde görmüş olduğu bir rüyasını paylaşıyor Tolstoy kitabında yüzyıllardır sorulan o soruyu kendisi de sormuş ve sonunda yanıtını bulmuş olduğunu gösteriyor Dünya var olduğu sürece de devam edecek bu soruyu barındıran bir eser olduğu için herkesin okumaktan keyif alacağı ve kendinden birşeyler bulacağı bir kitap olduğunu düşünüyorum.
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
Tolstoy'un İnanç sürecini anlatıyor... İnançsızlığın nasıl birşey olduğunu hissettirmek zaten Tolstoy'un hiç zorlanmayacağı bir özellik. örneklerini sohbetlerimde paylaştığım bir kitap.tavsiye ederim.
İtiraflarımLev Tolstoy · Koloni Yayınevi · 201729,3bin okunma
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2025 20:26
Sevgili Okurlar, Bugün size Lev Tolstoy ’un İtiraflarım kitabından söz edeceğim. Tolstoy, hem gençliğini hem öğreticilik yıllarını hem de hayatının bütün kırılma noktalarını dürüstçe önümüze koyuyor. Onun en büyük inancı mükemmelliğe ve kusursuzluğa olan inancıydı. Entelektüel olgunluğa ulaşmayı denedi, iradesini tamamlamaya, ahlaki olgunluğa erişmeye çalıştı. Ama bu arayış zamanla yerini daha farklı arzulara bıraktı: daha güçlü, daha önemli, daha meşhur, daha zengin olma isteğine… Ve bütün bunları saklamadı, dürüstçe itiraf etti. “Bir zampara ve sahtekârdım” dedi. Sonra çevresine yabancılaşarak, hem çevresindeki insanlardan hem de kendisinden tiksindiğini açık yüreklilikle dile getirdi. Tolstoy gerçeği keşfetmek istiyordu. Ama hangi gerçeği? Ve sonunda vardığı nokta şuydu: hayatın hiçbir anlamı yoktu. Peki, siz hiç kendinize sordunuz mu? Her insanın ruhunda yatan, hayatı mümkün kılan o en temel soruyu: Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonu ne olacak? Hayatımın tamamının sonunda ne olacak? Tolstoy bu soruları sordu. Biz de onunla birlikte sorduk. Ve onunla birlikte cevaplar aramaya başladık. Bu soruları sorarken, Süleyman’dan Sokrates’e, Schopenhauer’den kutsal kitaplara, bilimden felsefeye kadar pek çok kapıyı araladı. Onunla birlikte biz de bu dünyalara girdik. Ama şunu da gördük: Bilginin alanlarında yaptığı gezintiler onu mutsuzluktan kurtarmadığı gibi, daha da derin bir umutsuzluğa sürükledi. Hayatın anlamını bulmaya çalışırken, çoğu zaman yeni soruların, yeni çıkmazların içine düştü. Ve bütün bunları da dürüstçe önümüze koydu. Sorular çoğaldı:Tanrı var mı? Ben neden varım? Ben neden yaşıyorum? Bugün yaptıklarımın sonu ne olacak? İnsanlığın henüz bilmediği yönleri neler? Bir insan, kendisi gibi ne olduğunu bilmeyen insanlardan oluşan bir topluluğun
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,3bin okunma
İki hayatın eşiği
Puan vermedi·104 syf.·
2025 78. kitabı
Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla böler, insanlıktan çıkarır, Ve sonunda topla kendini der. Lev Tolstoy Lev Tolstoy yaşamını, söylemiyle “iki hayat” evresinden oluşan bir insan olarak tanımlıyor. Hayatının ilk döneminde şöhret, zenginlik, dünyevi zevkler ön planda, bu dönemde Tolstoy, aristokrat kökeninin sağladığı imkanlarla lüks bir yaşam sürüyor. Bu zaman diliminde edebi dehasını da ortaya koyuyor. “ Savaş ve Barış ” ile “ Anna Karenina ” gibi dünya edebiyatının en önemli başyapıtlarını bu zaman diliminde kaleme alıyor. Eserlerinde bireysel tutkular, Rus toplumsal yapısını ve tarihsel olayları iç içe geçiriyor. Aristokrasiyi, savaşın yıkıcılığını birey-toplum ilişkilerini eserlerin merkezinde derinlemesine çözümlemeleriyle yer veriyor. Ellili yaşlarında Tolstoy’un iç dünyasında büyük bir dönüşüm başlıyor. Varlık ve ün içinde geçen yaşamı yazarı ruhsal bir krize sürüklüyor. Hayatının anlamını, insanın gayesini ve ölüm karşısındaki insanın konumunu sorgulamaya yöneliyor. Sorgulamalar sadece felsefi değil, aynı zamanda dini ve ahlaki bir uyanışa doğru zihinsel ve duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Tolstoy, bu dönüşümü İtiraflarım dediği ( İtiraf ) otobiyografik eserinde tüm samimiyeti ve açıklığıyla anlatıyor. Bu eser, onun hayatındaki iki evreyi birbirinden ayıran bir dönüm noktası, adeta bir eşik görevi görüyor. Tolstoy, kitabında içindeki yaşamı hissetme boşluğunu dolduracak manevi anlamın arayışına yöneliyor. Tolstoy’un yaşadığı ikinci hayat edebi üretimine de yansıyor. ikinci döneminde daha yalın, maneviyata yönelen ve ahlaki soruları konu edinen eserler yazıyor. İkinci döneminde İnsan Neyle Yaşar? , Diriliş gibi eserlerinde Tanrı’ya yönelen, sadeliği ve hizmeti esas alan bir ahlak anlayışı ön
Düşünce
İtirafLev Tolstoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202229,3bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.