Kendisini trajik hayat hikayesiyle tanımış olduğum Virgina Wolf yine bir o kadar trajik bir konu olan 'Kadının Edebiyattaki Yerini' 2 yüzyıllık bir zaman diliminde kadının toplumdaki yerine işaret ederek sunmuş önümüze.
Yüzyıllar boyunca kadın , erkek ile bedensel eşitsizliği yüzünden siyasi ve sosyal haklarından mahrum edildi.
Ve aşağılık bir varlık olarak görüldü.
Böyle bir durumda hangi kadın çıkıp kurmaca yazacağını söyleyebilirdi ki? Böyle bir şeye yeltendiginde onun buna nasıl cüret ettiğini söyleyecek ve onu eleştirecek çok fazla engelin olması kaçınılmaz olacaktır.
Ilerleyen yüzyılda kadın yazarlar ortaya çıkmaya başladı bu yazarlar tabiki zengin asil kesimdendi. Basta toplum baskısı ile tam olarak istediklerini yazıya dökememiş olsalar da ilerleyen yıllarda bunlardan kurtularak daha iyi eserler vermeye başladılar.
Çünkü bir kadını en iyi anlatabilecek kişi yine bir kadındı.
Her kadının kendine ait bir odası ve aylık elde edeceği 500 sterlini olması gerektiğini söylüyor yazarımız.
Kendine ait bir odadan kastının ,kadının kendine odaklanacağı ve rahatca düşünebileceği bir zihinsel eylem olarak düşünmüştüm.
Ama yazarımız gerçek anlamada somut bir odadan bahsediyor. Ve kesinlikle haklı kadının kapısını kitleyecegi, bir kurgu veya yazı yazması için kimsenin bölemeyeceği kimseden etkilenmeyeceği bir odası olması gerekiyor.
Aylık 500 sterlin olayı ise şu ;
düşünsel özgürlüğün maddi duruma bağlı olduğunu kadınların yüzyıllardır fakir olduğunu belirtmiş, ekonomik açıdan artik rahat olan kadın daha özgür düşünecek ve yazacaktır.
En çok filozof ve en iyi yazarların ekonomik sıkıntısı olmayan kişilerden olduğunu bildiğimize gore yazarımız bu konuda da haklı çıkıyor.
Yazar feminizmin en iyi şekilde hakkını vermis-ki bildiğiniz gibi feminizim kadın ve erkeğin siyasi