İçimde anlatılamaz bir uçurum
Ucunda ben
Ellerim boşluğuna dokunup
Sımsıkı tutuyor
Bu gecede yokluğuna düşmeme
Bir hatıralık rüzgarın ha yetti ha yetecek
Birden baktı saatine hala yokluğun tınısı vuruyordu kalbine…
bir zehir gibi gökyüzü
Yağmur topluyordu,karanlık bir zifiriye
Oysa her yağmur yere değil hatıralarına
Düşüyordu inceden
Ne garip şey sevmek
Belki bir daha sevgiye adanan o sokaklarda
Sonsuza dek kovulduğunu bilmeden
Bütün sokakların içinde seni yaşamak ve seni aramak günler ve gecelerce