Görünmez kırıklar
Şımarmasın diye sevgisini belli etmeyenler olunca büyümek zorunda kalıyor insan...
İsterdim ki insan biraz sevgi görünce şımarmasın, kullanmasın, Değer verildiğini hissedince bunu suistimal etmesin. Samimiyet karşısında hadsizleşmesin, sınırlarını bilsin. Biraz olsun elindekinin kıymetini değerini bilsin, bu zaten elimde rahatlığıyla ne kendini nede karşısındakini değersizleştirmesin. Mesele bakmak değil ki görmek.. Mesele hissetmek... Mesele anlamak.. Mesele birinin gözlerine baktığında onun kalbini görebilmekte.. Gördüğü o kalbe.. Kalbini yakıştırabilmekte... Yakıştığı o kalpte Yaşayabilmekte yaşatabilmekte.
Alıntı
Reklam
Seni Seviyorum demek çok mu zor? Sevildiğini duymak bir tarafa hissetmek için Anne ve Babamızın her dediğini hemen hemen yapardık... yeterki bi sevgi gösterisinde bulunsunlar, hissedelim diye, söylemelerini geçtim... Çocukken yaptığımız hatanın sonunda Ebeveynlerimizin bizi sevmediğini düşünür ve bazen de duyardık: "seni sevmiyorum daha yaramaz çocuk", yada biz sorardık yapılan hatanın sonucunda yerimizi bilmek için: beni seviyormusun? "Yok sevmiyorum, sen bunu bunu yaptın yaramaz", daha da dibe batardık, hata yaptık birde artık sevilmiyoruz korkusu... Çok nadir duymuşuzdur Seni Seviyorum cümlesini. Seni Seviyorum cümlesi veya hissiyatını alabilmek için çok emek sarf etmişizdir... o yüzden belkide kimileri bu cümleyi söyleyemez bile, sevdiğine! Duyarak hissetmek de başka bir level bence, acaba hissiyatlarımda yanılıyormuyum düşüncesini tek bir "Seni Seviyorum" ile yıkıp atan ve mutlu eden bir cümle, tabii gerçekten sevgi var ise! Işte çocukluktan beridir gelen mücadele... Sevilmek, sevildiğini duymak! Seni Seviyorum cümlesini duyabilmek için herkesin verdiği mücadele farklıdır, bunun için harcanan efor, harcanan zaman, harcanan neler neler var... Insanı mutlu eden cümle. Babalar genelde söylemez zaten, çocuklar şımarmasın diye. Bırak şımarsın, sen kurallarını yine koy ama söyle, kendiliğinden durup dururken söyle, Seni Seviyorum evladım diye, bak nasılda zorlukların üstesinden geliyor o çocuk ilerleyen hayatta. Her türlü Sevgiden şüphe duyan, sevgi peşine koşması gerekenden daha fazla koşan ve bunu yaparken de hatalar yapabilen insanlar yetiştiriyoruz! Seven sevdiğine neden sevdiğini söylemez ki? Birini seversin, onunda seni sevdiğini aslında düşünürsün, Seni Seviyorum dersin, geriye birşey duymassan hemen şüpheye girersin, hata mı yaptım, yanlış birşey mi yaptım,
"Öyle birini sevki, seni görünce heycanlansın. Yanındayken bile özlesin, uzağındayken seni düşünsün. Çok sevince şımarmasın, çok ilgilenince değişmesin. Hep ilk gün ki gibi sevsin seni, hep ilk gün ki gibi baksın. Uzun süre aramayınca küssün, tavır yapsın sana. Umrun da değilmiş gibi değil, her şeyini kaybetmiş gibi davransın. Sevdiğini hissettirsin, özlediğini söylesin. Gizli gizli değil, ulu orta sevsin seni. Sana sarılınca her şeyi unutsun, seni görünce mutlu olsun. Ne geleceğinden korksun ne de geçmişinden. Seni üzünce kendine kızsın, gurur değil pişmanlık göstersin. Elinde bir çiçek özür dilesin. Ama öyle çok resmi olmasın, çiçek göstermelik olsun sadece. 'Özür dilerim' falan demesine de gerek yok, gözlerinden okunsun hüznü. Samimi olsun. İçten davransın. 'Zamanım yok' cümlelerini falan da hiç kurmasın. Konu sen olunca her şeyi bir kenara bıraksın. Yapılacaklar listesinin en başına seni sevmeyi koysun. Her gün yeni baştan. Sen üzülünce, ellerini tutsun, gözlerine baksın. "Seni seviyorum" deyip sarılsın. Bütün derdini unuttursun, bütün acılarını silsin. En önemlisi güven versin sana, 'Beni bırakır mı?' diye değil 'İyi ki varsın' diye düşündürsün. 'İyi ki tanımışım' dedirttirsin. Bir de senin yanındayken gözlerinin içi gülsün. Öyle birini sev ki, bütün beklemelerine değsin..." La Edri
O şımarmasın, şu havalanmasın diye karşımdakine güzel duygularımı saklayacak değilim.
Kafayla gol atan ben Liderlik yapan ben Kahraman olan ben Özgürlük veren ben Adil eşitlik veren ben Toplum şımarmasın, verilen olgu değerlerin üzerinde ruhuna evrensel artı değerler katsın!...
Reklam
Reklam