- Annem deyince aklıma kara bir bulut gelir ... Hani içi yağmur yüklü bulutlar vardır ... Şehrin üzerine çöker ... ne çekip gider ... ne de içindekileri boşaltır ... İşte öyleydi ... Bir kendine kıyardı ... bir de bana ... Belki de ondan bir parça olduğum için kızardı bana ... Bilmiyorum ...
O gün 12 Mayıs'tı. Madalyon'un kuruluş yıldönümü kutlanacaktı ve ben Aydın'ı o gece birkaç saatliğine de olsa bırakıp gidecektim. Hayat oyun üstüne oyun oynuyordu. Giden ben değil Aydın olmuştu ve birkaç saatliğine değil, bir daha hiç gelmemek üzere bizi bırakıp gitmişti.