Serinin Ritmi Hiç Düşmüyor
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:27
Bu kitapta olaylar artık sadece kılıçlarla değil, akıl ve sabırla da şekilleniyor. Her sayfada kime güvenileceği biraz daha belirsiz hâle geliyor. İhanetle sadakat, intikamla merhamet sürekli iç içe geçiyor. Kahramanlar sadece düşmanlarıyla değil, kendi vicdanlarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. Zaman zaman umutlar tükenmiş gibi görünse de vazgeçmeyenlerin hikâyesi devam ediyor. Sürükleyici olay örgüsü ve beklenmedik gelişmeler sayesinde kitabı elimden bırakmak istemedim. Serinin temposunu düşürmeden ilerleyen, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutan bir kitaptı. Şimdi sırada beni nelerin beklediğini daha da merak ediyorum.
Pardayanlar 6: Chico'nun AşkıMichel Zevaco · Dedalus Kitap · 2021147 okunma
7/10
·384 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 18:04
Reading slump'tan çıkmama yardımcı olan keyifli bir seri oldu. Sayfalar su gibi aktı, gizem de sonuna kadar merakımı canlı tuttu. En sevdiğim yanı geçmiş ve şimdiki zaman arasında gidip gelmesiydi. Geçmişte geçen bölümlerde gizemle ilgili yeni parçalar öğrenmek hikâyeyi daha da merak etmemi sağladı. Bana İyi Bir Kızın Cinayet Rehberini hatırlattı. Bence onun kadar etkileyici değildi, biraz daha sönük kaldı ama o seriyi sevenlerin bunu da seveceğini düşünüyorum. Lisede okusaydım muhtemelen çok daha fazla severdim.
Şeytanın Ta Kendisi 3Maureen Johnson · Ephesus Yayınları · 2023155 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·344 syf.··
2026 36. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 08:22
John Steinbeck’in Nobel Edebiyat Ödülü’nü almadan hemen önce kaleme aldığı son büyük romanı Kaygılarımızın Kışı, yazarın o alışık olduğumuz kırsal, işçi sınıfı odaklı anlatılarından çok farklı bir yerde duruyor. Steinbeck bu kez bizi California’nın tozlu tarlalarından alıp New England’ın köklü, elit ama içten içe çürüyen küçük bir kasabasına götürüyor ve doğrudan modern insanın ahlaki yozlaşmasını masaya yatırıyor. Kitaba başlarken beklentim daha klasik bir Steinbeck anlatısıydı; ancak yazarın ilk sayfalardan itibaren kurduğu o tekinsiz, vicdani hesaplaşmalarla dolu atmosfer beni hızla içine çekti. Başkarakter Ethan Allen Hawley’nin o dürüst, esprili ama bir o kadar da sıkışmış iç dünyasını gördükçe, aslında günümüz insanının her gün karşı karşıya kaldığı o görünmez düğümleri fark ettim. Kitap, kuru bir toplumsal eleştiriden ziyade, insanın kendi değerleriyle girdiği o sessiz savaşı gösteren bir ayna gibiydi. "Bir insanı ne kadar iyi tanırsanız tanıyın, içinde sakladığı o gizli odayı asla tamamen göremezsiniz." Steinbeck, bu romanda adını Shakespeare’in III. Richard oyunundan ödünç aldığı o "kaygılar kışı"nı, Ethan’ın şahsında tüm Amerikan toplumuna ve modern dünyaya teşmil ediyor. Eskiden zengin ve saygın bir aileye mensupken şimdi bir göçmenin bakkalında tezgahtarlık yapan Ethan, çevresindeki herkesin paradan ve başarıdan bahsettiği bir düzende "dürüst kalmanın" faturasını ağır ödemektedir. Hikaye ilerledikçe, Ethan'ın o saf ve etik duruşunun, ailesinin ve toplumun "başarı" baskısı altında nasıl yavaş yavaş kırıldığını izliyoruz. Karakterin o insani kırılganlığını, ahlaki sınırları esnetirken kendi kendine yaptığı mantıklı açıklamaları okudukça, insan doğasının o karanlık köşeleriyle yüzleşiyorsunuz. Yazarın da vurguladığı gibi, en büyük yozlaşma büyük ve ani
1000Kitap
Kaygılarımızın KışıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20141,317 okunma
8/10
·896 syf.··
2026 18. kitabı
4. kitabın incelemesi uzun özetin ardından değerlendirme şeklinde olacak. Bu sefer de böyle olsun istedim zira ilk tek cümlelik bir girizgah yapamayacak kadar yorgunum. Bitirmek 1 aya yakın zamanımı aldı ve özet için not almak, cümleleri kafamda toparlamak, yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu yapmadan bir yazı hazırlamak da haliyle zaman alıcı ve yorucu oldu. Açılış sahnesi gelecekten bazı şeyleri görme yeteneği olan yeni kabul edilmiş olan, tam adının Elmindreda olduğunu öğrendiğimiz aes sedai Min'in TarValon'a gelip Amyrlin ile görüşmek istemesiyle başlar. Sheriam Amyrlin'in meşgul olduğunu söyleyip izin vermese de Sahra adlı genç aes sedai ona yardımcı olur. Min Amyrlin'e yani Siuan Sanche'ye gördüklerini anlatır. Kötü şeyler görmüştür. TarValon da bir savaş olacağını, ölü aes sedai ve muhafızlar gördüğünü söyler. Bununla eş zamanlı olarak Beyazpelerinlilerin lordu Byar'ın Andor'da Karanlıkdostu avı devam etmektedir. Yeni karakter gibi görünen esasında Padan Fain'İn ta kendisi olan Ordeith ekibi sürekli kışkırtıp nefret yaymaktadır. Tenekeciler, yani Tuathanlar yani şiddet karşıtı gruptan 3 kişi kayıptır ve Ordeith tamamının öldürülmesi yönünde manipülasyon yapmaktadır. Bornhald'ın Perrin'e olan nefreti devam etmektedir ve babasının ölümünden onu sorumlu tutup intikam planları yapmaktadır. Yine eş zamanlı olarak Aryth okyanusu kıyısında 2.kitaptan tanıdığımız Seanchan grubu ile karşılaşırız. Yüksek leydi Suroth Sul'damlara Rand'ın nerede olduğunu, gücü nasıl yönlendirdiği sorar ama yakalarsa onu imparatoriçeye götürüp götürmeyeceğini kendisi de bilmemektedir. İşler biraz game of thrones'a dönmektedir. Bu kısa sahneden sonra kendilerinden bir daha haber alamayız. Bakalım kaçıncı kitapta karşımıza çıkacaklar. Ekip bıraktığımız yerde Taş'tadır. Perrin'le Faile odada
Gölge YükseliyorRobert Jordan · İthaki Yayınları · 20211,048 okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
yazar kitapta annesinin erkekler yüzünden çektiği çileleri ve geç de olsa değişip mutlu olabilmesini anlatmış. her kadının yaşadığı şeyler açıkça yazılmış ve kadın sonunda mutluluğa erişmiş, umarım tüm kadınlar tüm annelerimiz bunu başarabilir. annelerimizin de hayalleri olduğunu unutmayalım lütfen. "Senin hikayeni anlatmaya bir kadının hikayesini anlatma niyetiyle başlamıştım ama şimdi farkına varıyorum ki senin hikayen, kendi yaşamının ve babamla birlikteki yaşamının seni mecbur bıraktığı varolmayışa karşı, bir kadın olma hakkını elde edebilmek için mücadele veren bir varlığın hikayesiymiş."
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,931 okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2026 1. kitabı
‎Bu romana bir tür adı vermem gerekse Hayat romanı derdim çünkü tamhayatın içinden tam bizden. Roman yazar anlatıcının İranlı halı tüccarı dedesi Settarhan ile Trabzonlu anneannesi Zehra'nın bu uzak coğrafyalarda rağmen nasıl olupta evlenebildikletini merak edip dedesinin hayatını öğrenmek için İran'a gitme kararı almasıyla başlıyor. Bu arada hayatında ona bir sürprizi oluyor ve baktığı fotoğraflardan bir gölge olarak  onların yanına gidip . bizzat şahit oluyor hatta hakim anlatıcı gözüyle göremediklerini bile görüyor. Bu iki insanın karşılaşma serüvenleri paralelinde :Balkan Seferleri, 1.Dünya Harbi, Sovyet Rusya'nın kuruluşu, muhabirlik ,Mecusiler gibi tarihi meselelerde kahramanların hayata etkileriyle güzel ve çarpıcı işlenmiş. ‎Yazar anlatı boyunca hiç acele etmeden oldukça  şairane üslup ve betimlemelere yer vermesiyle duyguyu okura çok güzel verebilmiş. Bu eseri bir sefer daha okuyup bitirmişken esere veda etmenin hüznünü tekrar yaşıyorum. ‎Ah İsmail!  Osmanı'nın Balkan koçu Zehra seni Gülcemal Vapuru'nda uğurlarken ben de arkandan ağladım. Hele o günlüğünü okurken gözyaşlarına hakim olabilmek ne mümkün. Zehra'ya şöyle demiştin günlüğünde : "Söylesene Zehra'm unutmak bu lisanda kaç hecedir? " haklıydın bu acıları unutmak ne mümkün. . . ‎Setterhan, Sehend Dağı'nın zirvesinde ölümle karşılaştığında ölüm olunca her şeyin nasıl da teferruat olduğunu bir kere daha anladım. Zehra muhacirlik yolundayken insan denen mahlukun ne kadar kötü olabileceğini ise idrak ettim. ‎Sofya'nın ve özellikle Celil Hikmet'in mektupları ise beni benden aldı.Yani bu hikayeden heybem gayet dolu ayrılıyorum nasibi olan karşıma çıksın. ‎Zehra ve Setterhan'ın bir yanları kırık kalacak ama ihtimal bir kafiye tutturabilmişlerdir. Hem tuttursunlardan bizim de bir okuduğumuz roman da mutlu bitsin
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma