İlginç bir döngünün içindeyim.
Bir süre çok yoğun okuyorum. Kitapların altını çiziyor, notlar alıyor, üzerine düşünüyor, hatta incelemelerini yazarken tekrar tekrar yaşıyorum. Sonra sıra yeni kitaba geldiğinde elim gitmiyor.
Bunun okuma tembelliği olduğunu düşünmüyorum. Daha çok zihnin, okuduklarını sindirmek için frene basması gibi. Belki de bazı kitaplar yalnızca okunmuyor; insanın içinde yaşamaya devam ediyor.
Şimdi Stanisław Lem'in Aden'i masamda duruyor. Başlamak istiyorum ama zihnim hâlâ Atwood'un Gilead'ında dolaşıyor.
Sizde de yoğun okuma dönemlerinden sonra böyle uzun duraklamalar oluyor mu, yoksa bir kitabı bitirir bitirmez yenisine geçebiliyor musunuz?