Fena değildi...Ama yazarı desteklemek istemiyorum
7/10
·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:22
Şimdi bu inceleme sadece seri değil yazar hakkında ki yorumlarımı da içerecek öncelikle bunu söyleyeyim, ilk olarak normal kitabı eleştireceğim sonra da yazara geleceğim Bu kitabın yazımı ilk kitaptan iyiydi, ilk kitapta karakterler arası diyologlar ilişkiler çok çok yüzeyseldi bu kitapta bu baya gelişmişti. İlk kitapta beni sıkmıştı hem bazı yerlerde çok bunalmıştım, bu kitapta da yine sıkıldım ama yine hani ilk kitaba nazaran bu kitabın daha akıcı ve daha heyecanlı ilerlediğini söyleyebilirim. Yine kitabın işleyişi çok klişe ve çok tahmin edilebilirdi. Hani olan herşeyi en başından biliyordum ve Asilin ne halt olduğu, Kunter ile kızın ilişkisindeki o bağlam kitabın hatta serinin en başından beri çok çok tahmin edilebilir bir durumdaydı. Açıkçası hiç şaşırmadım. Ama diyebilirim ki olay bazında çok büyük gelişme vardı hani o ilk kitapta ki işleyişle ve kurguyla ilgili o amatörlük bir tık daha gitmişti. Bu kitapta beni şaşırttan ve bir tık daha ilk kitaba göre beğenmemi sağlayan husus karakterlerin gelişimi ve yapabileceklerinin sınırının olmamasıydı. Burayı karakterler bazlı gideceğim Açıkçası ilk kitapta Kunter'in yazımını çok beğenmiştim hani tam bir anti-hero havası veriyordu ve karakterin yazımından da umutluydum. Bu kitapta karakterin geçmişine iniyoruz ve daha çok tanımaya başlıyoruz. Ve açıkçası bana bu tanıma süreci, ya aslında o kötü değil kötü olmak zorunda kaldı klişesini işleyişi bakımından biraz sönük geldi. Tabiki karakterin belli bir şeylerden tetiklediği, ancak ben biraz daha burada şeyi bekliyordum karakterden evet ben bunları yaptım ama bunları seçmek de benim kararımdı gibisinden bir itiraf ve gerçekçilik yani yaptığı kötülükleri bir tık daha sahiplenmesi o istemiştim. İkinci şikayetim ise Kunter bize kitap boyu her şeyi tir tir titreten
Veyl 2 - Şeytanın YancısıFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025116 okunma
Yaralı Şövalye
6/10
·416 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 19:22
Herkese Merhaba, İlk önce seriye devam etmek isteyenler için yorumunun son paragrafımına bakmalarını rica ederim, 3. Ve 4. Kitap için bir kaç bilgi bırakacağım, benim gibi takılanlar varsa boşuna paralarını harcamasınlar... Beğenmedim, büyük bir hayal kırıklığı olan bir kitap oldu. Aslında şöyke kız karakteri sevdim ve son dakika yazmış yazar herşeyi gizemli olayı bağlama olayı sevdim ondan 6 puan verdim... yoksa gidişattır erkek karakterdir fılan direk 3 puanlık bir kitaptır hatta daha da düşük olabilirdi. SPOİLER OLUCAKTIR... İlk kitapta katili öğrenememiştik ve bizi merakta bırakan bır sonla bitmişti.. bu kitabın karakterleri olan Isaiah ve Genevieve kaçırılma olayında sonra bir anda evlenmeye karar vermişlerdi filan… kitapta tam o sahneden başlıyor… Baya merak ettiğim bir kitaptı, işte katilde bulunmadı fılan bu ikisi neden evlendiler filan diye.. ama ne oldu kitabın kitabın son 100 sayfasına kadar hiç bir şey öğrenemedik… Şöyle ilk 250 sayfa ikisi aynı eve çıktılar fılan normal hayat rutinlerini- birbirlerine alışma süreçlerini fılan okuduk, ne bunları kaçıranla ilgili bir şeyler ne aralarında bir etkıleşim sacma sapan iç konuşmalarını okuduk.. aşırı sıkıldım yani okurken, bu yazarında gerekszi detay verme olayıda oldu… Şimdi gelelim benim sinir olduğum yere; kız karakter daha daha daha iyisi hakedıyor , bu sümsük İsaiah ne işi vardı yaaa, adam resmen mal katıksız mal ve midesizin önde gideydi… neden mi? Şöyle bu şimdi 3 yıl hapiste yatmış neden olduğunu bilmıyorduk,, öğrendik içerde daha cok kalsaydı daha iyi… şimdi kısaca olayı anlatayım; Bunun bir abisi Kiane (bu adamın başka seride kitabu varmış) işte bu tek gecelik bir ilişki yaşar bir kızla, sonra ayrılırlar… kız 6 ay sonra geri gelir ve hamile kalmış fılan, kaine tabiki kabul etmış hemen ama kızla
Romantizm
Yaralı ŞövalyeDevney Perry · Ren Kitap · 20265 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kaldı Ki, Burası Dünya, Burada Her Şey Yarım Kalır
9/10
·208 syf.·
2026 51. kitabı
Öyle bir kitap okudum ki, çok duygulandım ve heyecanlandım. Çünkü binlerce kitap okumuş birisi olarak benim için en özel isim Cengiz Aytmatov’dur. O, 10 Haziran 2008'de vefat etti. O süreçte Türkiye Türkçesine çevrilmiş pek çok eseri vardı. Ancak vefatından sonra da bazı eserleri Türkiye Türkçesine çevrildi ve her seferinde ben büyük bir heyecan duydum. 2017'de Baydamtal Irmağı'nda Türkiye Türkçesine çevrilmişti. Ardından 2023’te Bulgar Kızı-Talas’ın Kıyısında gibi eserleri yine Türkiye Türkçesine çevrildi. Biz bitti zannediyorduk fakat bitmemiş. İki eseri daha Türkiye Türkçesine çevrilmiş durumda: Altın ve Kar ile Toprak ve Flüt… Bu iki eserin ortak bir özelliği daha var. İkisi de yarım kalmış. Rahmetli Aytmatov bu eserleri yazmaya başlamış ancak yarıda kalmış. Altın ve Kar ile başlayayım. Bu, Rusların povest dedikleri, bir uzun hikaye gibi görünüyor. Altın ve Kar'ın adını ben ilk defa duymadım; ta 1998 yılında duymuştum. O zaman Cengiz Aytmatov okumaya başladığım ilk dönemlerdi. Bir dergide röportajı yayınlanmıştı. Aralık 1998'di. Zaten doğumunun 70. yılıydı. Bu sebeple Türkiye Cumhuriyeti onu onore etmişti. Ankara'da misafir etmişlerdi. Orada Aytmatov etkinlikleri düzenlenmişti. O süreçte bir röportajdı ve bir müjdeden bahsediyordu. Üzerinde çalıştığı bir eserden söz ediyordu. İsmi Altın ve Kar'dı. Fakat yarıda kalmış. Sonrasında hiçbir ses çıkmadı tabii. O röportajdan on sene sonra aramızdan ayrıldı. Şimdi Altın ve Kar'dan söz edeceğim ama önce yayıneviyle ilgili bir şey söyleyeyim. Eser hiçbir şekilde duyurulmamış. Halbuki çok önemli bir çalışma; benim bile tesadüfen haberim oldu. Bir de ön söz yazdırılmış. Lakin ön sözü yazan kişinin Aytmatov yetkinliği olduğunu pek zannetmiyorum. Ayrıca keşke bunu son söz olarak yazsaymış. Her ne kadar uyarsa da, ipucu
Altın ve Kar & Toprak ve FlütCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 20264 okunma
10/10
·344 syf.·
2026 44. kitabı
Bu kitabın dark romance olduğuna emin miyiz? Çünkü bu tarz kitaplarda böyle greenflag erkeklere rastladığımı hatırlamıyorum. İtiraf etmeliyim ki bu seriye aşık oldum resmen. İlk kitabını da çok sevmiştim, ama bu kitaba ise bayıldım. Serinin şuan iki kitabı türkce çevrilip ama şimdiden en sevdiğim kitabı oldu. Diğer kitaplarını merakla bekliyorum. Ana karakterler: Kiara Murphy 24 yaş, Liam Byrne 39 yaş. Konusu Kiara'nın babası irlanda m@fyası için çalışanlardan biri, ama Kiara bunu bilmiyor ve aynı zamanda da babası çok hasta olduğu için onu tedavi ettirmek amacıyla bir şirkette işe baş vuruyor ve kabul ediliyor. Fakat bu şirketin CEO'su Liam Byrne'dir. Bura kadar sıkıntı yok. Peki sıkıntı nerde? Şimdi geliyorrr.... Finn Byrne Liam'ın üvey kardeşi, aynı zamanda sapık, takıntılı manyak, ş*refsiz biri. Maalesef, şirkette çalışıyor ve Kiara'ya takıntılı olduğu için onu annesini öldürmekle tehdid ediyor ve birgün çok geç olmadan Liam Kiara'yı kurtarıyor. İşte olaylar böyle başlıyor. Bu kitapta en çok erkek karakterin kıza davranışlarını seviceksiniz. Sevdiği kadını koruyan, onun yaralarını saran, onu iyileştiren, canından çok seven bir karakteri okuyacaksınız ve bayılacaksınız. İncelemem bu kadar. Serinin diğer kitaplarında görüşmek üzere. Hoşçakalın.
1000Kitap
Günahkârın GücüMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202665 okunma
Hoşgeldin yeni seri
9/10
·424 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:06
Hellooo Kaç zamandır sepetimde bekleyen, bi şekil sipariş verip kitaplığımda yerini alan ama elimin bir türlü gitmediği kitabı bir günde nasıl bitiriyorum gelin görün! Sonsuz Alevin Kıvılcımı okurken daha ilk satırlarda garip bir merak içerisine bırakıyor. Örneğin; Diem'in annesini gizemli bir adamla hararetli tartışmasına tanıklık ettikten kısa bir süre sonra ortadan kaybolması, O gizemli kişinin Valiaht Prens Luther olması bombayı kucağımıza bırakıp epeyce merak içerisinde bırakıyor. Çok fazla fantastik kurgu okuyunca bir noktadan sonra çoğu hep aynı gibi gözükebiliyor. Şimdi yalan yok bu kurgu da sevdiğim 3-5 fantastik kitabın birleşimi gibiydi ama detaylara inince bunda da birçok özgün ve farklılıklara denk gelebiliyorsun. Başlangıç kitabı olarak okumak beklentinizi karşılar diye düşünüyorum. Diem, annesinin izinden giden bir şifacıdır. Diem'i saraydan uzak tutan annesi ortadan kaybolunca annesine ait bir ipucu bulmak için şifacı kimliğiyle saraya gitmeye başlar. Bu kısıma kadar konu durağan ilerliyor olsada garip bir merak elinden bırakmaya izin vermiyor. Şimdi Diem'i sevip sevmemekte kararsızım. Hayatı boyunca annesi tarafından korunmuş hatta bence meşakkatli bir şekilde gizlenmiş. Ee annede ortadan kaybolunca ortaya çıkıp gerçekleri bulmaya çalışması güzeldi ama bazı kibirli ve gelgitli halleri vardı ki yanımda olsa bence ben onu boğardım. Luther içinse diyecek çok fazla şeyim var. Gücü ve kuvvetiyle, azameti ve acımasız duruşuyla dört dörtlük bir tavrı vardı. Yüzünden ve gövdesindeki yarasıyla ortalığı karizmatik bir şekilde kasıp kavuruyor. Kitapta sevmediğim tek şey Luther'ın başlangıçta çok fazla olmaması ile birlikte gereksiz Henri'nin çok fazla olması olabilir. Ama bu da bir Tamlin sendromu olduğundan sorun etmemeye çalıştım. Kitap öyle bir
Sonsuz Alevin KıvılcımıPenn Cole · Beta Byou · 202629 okunma
Hikayeden çok okuma hissini sevdim
8/10
·388 syf.··
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:12
Rönesans İtalya’sında geçen ve gerçek tarihi olaydan esinlenilmiş bir roman. Okurken sonunun nereye varacağını az çok biliyorsunuz ama buna rağmen merak duygusu azalmıyor. Sürekli “peki şimdi ne olacak?” diyerek sayfaları çevirdim. Lucrezia’nın hikayesini ve evliliğini okurken bir yandan da dönemin saray yaşamını, geleneklerini, kıyafetlerini ve atmosferini görmek hoşuma gitti. En sevdiğim yanı hikayeyi değil kitabın kendisini okumaktan keyif almam oldu. Bazı kitaplar vardır, sizi dünyasının içine çekip okumayı başlı başına zevkli hale getirir, bu kitap bende tam olarak o hissi yarattı. Tarihi kurgu sevenler için hem dönemi tanıtan hem de akıcı anlatımıyla keyifli okunan bir kitap. İlgilisine keyifli okumalar dilerim :) Küçük bir dipnot: Alfonso karakteri yüzyıllar geçse de erkekler konusunda "hiç mi değişmezsiniz" dedirtti :)
Evlilik PortresiMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20231,502 okunma