Üleşiyorsun bu dünyayı başkalarıyla. Payına ne düşerse bu zamandan, sen de onu yaşayacaksın. Herkes kendi devrinin illetiyle maluldür. Sen de onlardan birisin.
Tarih kendi kendine ileri gitmez. Öyle yan gelip içinde yatarak bugüne gelemezsin. Bakmışsın, dönmüşsün mağaraya. Kurallar koyup çıktın oradan, kurallarını kaybedersen geri dönersin.
Her distopik sanat eserinin, insanlığa bir uyarı maiyeti taşıdığını düşünüyorum. Yaşanılması mümkün olmayan bir dünya sunuluyor ve insana, hayatta olduğu zaman ve dünya ile daha doğru bir ilişki kurmazsa, başına gelecekler anlatılıyor gibi bir tahayyül yapılıyor.
Geleceğin tasvirini arıyorsanız bir insanın yüzünü çiğneyen bir postalı düşleyin daima. Bu tehlikeli kâbus hâlinden çıkarılacak ahlak dersi gayet basit: Bunun olmasına izin vermeyin. Bu size bağlı.