Simge

Simge
Okuduğun sürece, bir kafesin içinde de olsan özgürsün. Okumadan yitirdiğin bir ömürde, sonsuz bahçelerde bile tutsaksın.
1965 ilkbaharında Eskişehir'e yeniden gittiğimde, gene sevmiştim orasını. Gürül gürül akan, o sırada tertemiz olan Porsuk Nehri boyunca yürümüştük. 19. yüzyıl Fransız romanlarında yasadışı aşıkların gizlice buluştukları, her bir tarafı sıkı sıkı kapalı, ancak iki yanında iki küçük pencere olan atlı arabalara benzeyen arabalarla gezinmiştik. Adı galiba Çağlayan olan bir otelde, çok yakınında gerçek bir çağlayan varmış gibi, şakır şakır su sesleri arasında uyumuştuk geceleri. Eskişehir'i o zamandan beri görmedim. Ama Anadolu üniversitelerinin en verimlisinin, ne yazık ki belki tek verimlisinin orada kurulduğunu bildiğimden, bu kente duyduğum yakınlık büsbütün arttı.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Köşemdeyim. Kırmıyorum, ezmiyorum . Hor görmüyorum kimseyi. Yok sayıyorum sadece . Herşeye inat yaşıyorum. Yoruldukça kendime yaslanıyorum. Kırıldıkça tanıyorum . Tanıdıkça yabancılaşıyorum herkese. Kendi tenhamdayım. Ben böyle mutluyum.
Duygu ve Düşünce
‘’Kendini hiç bu kadar yalnız ve mutsuz hissetmemişti.’’
Sayfa 38·Kitabı okudu
Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin, Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.
Sayfa 402 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
muhteşem
Hayat seni istediği kadar ürkütsün, canını yaksın, en yakınların çirkin maskeler taksınlar... Hayat bu, de kendi kendine, ikinci kez çağrılmayacağım bir oyun, bir zevkler ve acılar oyunu, bir inançlar ve aldatmalar oyunu, bir maskeler oyunu. Bir aktör ve gözlemci olarak sonuna kadar oyna.
Alıntı