Ötekiler olayların gidişatını izliyorlardı, bense hayır. Kim kazanacakmış? Kim kaybedecekmiş? Umrumda değildi. Başkalarının savaşının patladığı anda ben kendiminkinde yenilmiştim.
Her seferinde ilk sefer gibi olacağını söyleyerek. Sevdalılara özgü vaatler bunlar, ama biz bütün sözlerimizi tuttuk, Clara’yı öperken, hatta elini tutarken bir kez olsun bunu daha önce de yaşadığımı, aynı yoldan çoktan geçtiğimi hissetmemişimdir. Onu seveli çok olduğunu.
Ya kader yüzümüze gülmezse? Ya onu bir daha göremezsem? Onun öyle gitmesine seyirci kalmak akılsızlık değil miydi? Alt tarafı tokalaşmıştık ve sonra hayatım, mutluluğum, belki de geri dönmemek üzere uzaklaşmıştı. Ve ben de durup sakin sakin bakmıştım!