Çözemediğim, beş duyumla algılayamadığım bir şey. Bir bokluk var bu hayatta! Ve söylerken o kadar farkındayım ki, o bokluğu hiçbir zaman çözemeyeceğimin. O kadar uzaktım ki ne olduğunu anlamaktan. Tanımlayamadığım ama hayatımı hayatımı çökerten her şeydi bokluk. Bir bokluk var! Ama ne?..
varlığıma nedensizlikten delirdim ben. hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan. hepsini giydim. hiçbiri olmadı. hepsi dar geldi. inansaydım herhangi birine, uğruna gerekirse dünyayı kan gölüne çevirirdim. okyanuslar kırmızı olurdu. pıhtılaşmış kanlardan siyah dağlar yükselirdi. ama inanamadım. bir türlü inanamadım...
Kim bilir medeni dünyada neler yapılıyordur bu konuda, şu sıralar? İnsanları gözlerini kapatacak kadar etkileyen, dans ederken birbirlerine kayıtsızca sürtünmelerini sağlayacak ne şarkılar söyleniyordur bir yerlerde. Ama benim için hepsi yapıldı. İlk başta sonsuzmuş gibi gelen notalar kombinasyonunun yüzyıllık bir ömrü olduğu ortaya çıktı.
belki de varlıklarından şüphe ettiğim bütün duygular içimde ama onları uyandıracak olanlar ortada yok. belki de ben de normal bir insanım ama ilgilendiklerim ne bu dünya üzerinde, ne de bu yüzyılda.
Düzeleceğime söz veriyorum; her zaman yaptığım gibi yazgının önümüze çıkardığı her küçük kederi artık eveleyip gevelemeyeceğim ve geçmiş benim için geçmişte kalacak.