“Biz kendimize bizi radikal kılanın kiminle eşleştiğimiz değil,beynimizdeki düşüncelerin niteliği olduğunu söylemeye çalışırken bile hayatımızdaki örüntülerin ebeveynlerimizin örüntüleri olduğunu,bu düşüncesiz,bu anti-entellektüel ülkenin dört bir yanındaki bütün hanelere irdelenmemiş varoluşlar süren,hart hurt kuzukulağı otlanan bütün o kalın kafalı koyunların örüntüsü olduğunu biliyorduk.”
“Hayatlara,rollere,görüşlere,konumlara,yeterince hızlı davranmazlarsa ellerinden alınmış şeyler gözüyle bakıyorlardı. Düşünceye ayrılacak zaman neredeydi? Ölçüp biçmeye? Peki ya düşünmeye? Başarısızlığa?”