Merve Özakyıldız

Merve Özakyıldız
@simlieva
Özel üretimde rekabet de olmadığından, Sovyetler birliğinde reklam yok. Onları alıp otel odama götürdüm, içinde reklamlar olan bir gazeteyi gösterdim. İki ayrı markanın reklamları vardı. “ Bu iki fabrika gömlek üretiyor”, diye anlattım. “ İkisi de halka kendi gömleklerinin daha iyi olduğunu söylüyor.” “Peki insanlar ne yapıyorlar?” Reklamın halkı nasıl etkilediğini anlatmaya çalıştım. Büyük bir dikkatle dinlediler. Sonra içlerinden biri sordu: ”Peki insanlar hangi gömleğin olduğunu öğrenince, ötekinin kendi gömleklerinin daha iyi olduğunu söylemesine neden izin veriliyor?” Reklam verenin kendi reklamını yapma hakkına sahip olduğunu anlattım. “Üstelik,” dedim, “ öteki gömlekleri satın alan insanlar da var.” “ Daha iyi olmadıklarını bile bile mi?” “Muhtemelen öyle,” diye kabullendim. Onlar reklamları uzun uzadıya incelediler. Reklamlar hakkında edindikleri bu ilk bilgiler üzerinde tartıştıklarını fark ettim. Sonra birden bire -nedenini hiçbir zaman anlayamadım- gülmekten iki büklüm oldular.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam

Merve Özakyıldız

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
8 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Yusuf Atılgan
7.4/10 · 71,1bin okunma
Hadi, zararı yok, babamdan önce siz işitin: Yakında evleniyorum. Sadık, -Beter ol, dedi. Dilerim çocukların da olsun. Yaptığın yeni bir şey var mı?
Sayfa 185·Kitabı okudu
Alıntı
Eve gelirken on paket sigarayla bir deste kibrit aldı. Odasının ışığını yaktı. Elindekileri karyolanın altına, boş bavula koydu. Çevresine bakındı. Yoktu. Oturma odasını da aradı. Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. Kadınlar da böyleydi. Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama, yalnız bir teki yoktu.
Sayfa 119·Kitabı okudu
Alıntı
Onu ilk defa cumartesi sabahı Karaköy’de tramvay beklerken gördüm. Pazartesi günü akşamüstü fakültenin karşısındaki duraktaydı. Tesadüf olamazdı. Akademi öğrencisi sanıyordum. Nasıl olmuş da bugüne dek görmemiştim! Nihat’la Meliha vardı yanımda. Aynı tramvaya bindik. Neden erkek bakışlarını kışkırtırız? Nihat’ı bilirsin; onun bakışlarından oradaki kadar hiç sıkılmamıştım. Bir de bilet almaya kalkmaz mı? Neyse indiğim zaman arkamdaydı. Konuşacak diyordum. Tenha sokaklardan geçtim. Konuşmadı. Dün de öyle. Bugün de. Salıları ders üçte biter çarşamba öğle sonu hiç yoktur. Ben elimdeki kitabı okuyormuşum gibi yapıp seminerin penceresinden durağı gözetliyorum. Dört buçuk sıraları geliyor. Seviniyorum. Bugün diyorum. Olmuyor. Üzgünüm.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı