Küçük kumarlarınız vardır. On kuruşluk tombalalar. Şimdi kim bilir kaç evde, kim bilir kaç kadının “Aman ayol, bu ne kötü şans böyle” sözüne karşılık kim bilir kaç erkek “Üzülmeyin; kumarda kaybeden aşkta kazanır” diyordur. Kim bilir kaç erkek de acele edip bu sözü ondan önce söyleyemediler diye onu kıskanıyordur. Biliyorum sizi. Küçük sürtünmelerle yetinirsiniz. Büyüklerinden korkarsınız. Akşamları elinizde paketlerle dönersiniz. Sizi bekleyenler vardır. Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar yok. Neden ben de sizin gibi olamıyorum? Bir ben miyim düşünen? Bir ben miyim yalnız?
Bir yaşlının eğilip doğrulamaması demek, dışarıdan bakanlar için beli doğrulamıyor, eğilince kalkamıyor, zorlanıyor falan demektir. İçeriden bakanlar için ise kasıklarındaki tüyleri kesemiyor artık, ayak tırnaklarını kesemiyor artık, çoraplarını kendi başına giyemiyor artık demektir.