Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Milyonlarca insan fiziksel, zihinsel ve ahlaki olarak çürüyor. Pis kokusunu ise kimse duymuyor. Herkes alışmış ve kabullenmiş. Her şeyin zaten böyle olması gerektiğini düşünüyorlar.
Böyle mi olması gerek?
Milyonlarca insan boğucu bir yoksulluğun içinde doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Böyle mi olmalı? Milyonlarca doğuştan akıllı insan aptal sürüler halinde kalıyorlar.
Halk bir şeyde son derece iyidir: sabretmede. Aç kalıyor, üşüyor, pislik içinde yaşıyor ama yine de sabrediyor.
Snelman bu sabır dinine kızıyordu. Hiddetleniyor ve iki şeye çok kızıyordu. Kendisine çeşitli özgürlükler, rahatlık ve refah sunan; ama halka ise en alçak ve en ağır ihtiyaca sabretmeyi telkin eden üst tabakalara kızıyordu.
“Aydın olmak efendi elbisesi giymek, kolalı yakalara sahip olmak veya şık bir şapka takmak değildir. Aydın sınıfı halkın beynidir.
Sizler halkın aklını, iradesini, enerjisini ve vicdanını uyandırmak zorundasınız. Daha iyi bir hayatın nasıl kurulacağını, nasıl daha iyi yaşayacaklarını halkın en alt tabakalarına; işçilere, köylülere öğretmek zorundasınız.