Yağmur

Yağmur
@simsekyagmur
153 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
-spoiler içerir-
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2020 21:41
Sema Kaygusuz ismini sürekli duyduğum ama daha önce hiçbir kitabını okumadığım bir yazardı. Kitaplığımda Barbarın Kahkahası kitabını gördüm ve okumaya karar verdim. Bu kitabı nerden, nasıl aldığımı ve neden yazarın bu kitabını seçtiğimi hatırlayamıyorum açıkçası ama kitaplığıma baktığımda bu yazarı okumanın artık sırasının geldiğini düşündüm. Kitabın içeriği için genel bir şey söylemem gerekirse, bir motelde konaklayan ve çalışanlardan oluşan insanların yaşayış, düşünce ve kişiliklerinin tasvirler edilmesi diyebilirim. (Ayrıntılara bu incelememin altlarında giriyorum :) ) Türkiye’de yaşayan farklı düşünce tarzlarını gözler önüne seriyor gibi klişe arka kapak yazısı tarzı bir yorum yapmak istemesem de kitap Türkiye içersindeki farklı yaşayışların ve karakterlerin güzel tasviri. Bir de ortada gizli bir işeme meselesi var. :) Yazar, en ufak bir olayı veya nesneyi bile çok güçlü tasvirlerle anlatabiliyor ve bu yanı özellikle çok hoşuma gitti. Bana göre yazarın güçsüz yanı ise birkaç karakteri yansıtmadaki başarısızlığıydı. Bu durum daha çok kitabın başlarında görülüyor ve kitap ilerledikçe daha güçlü bir olay ve karakter yansıtmasına evriliyor bana göre. Buna ek olarak, tüm karakterler için bu durum geçerliydi diyemem. Örneğin Simin Hanım’ın diğer karakterlerde yarattığı gizem ve merak çok gerçekçiydi. Simin Hanımın diğer karakterler için defterine aldığı notlara da bayıldım. Beni başından itibaren en çok büyüleyen karakterlerden biri de Ozan’dı. Cadaloz Serpil’in kendisine hiç benzemeyen keşfetme arzusuyla çevrili oğlu Ozan’ın çocukluktan büyümeye doğru geçişini, öfkesinin dışa vurumunu, hırsını ve arzusunu izlemek çok keyifliydi. İzlemek diyorum çünkü gerçekten o kadar başarılı olay aktarımı ve tasvirlerle anlatılmış ki okurken izliyor gibi hissettim. İsmail ve Melih
Barbarın KahkahasıSema Kaygusuz · Metis Yayınları · 20202,299 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
5/10
·96 syf.··
2019 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2019 23:44
Yeni dönem şiirlerinin vasat olduğu ve bir daha ülkemizden iyi bir şair çıkmayacağı görüşüne her zaman karşı çıkmışımdır. Geçmişte çok başarılı şairler içimizden çıktığı gibi modern Türk şiiri de bugün çok güzel bir yerde. Farklı farklı günümüz şairlerinin şiirlerini okumak da benim için ayrı bir haz. Elif Sofya da daha önce birkaç şiirine denk geldiğim ve diğer şiirlerini de okumak istediğim günümüz şairlerindendi. Onun şiirlerini ilk defa bu kitabıyla deniyorum diyebilirim fakat başta yazdıklarıma tezat oluşturacak şekilde büyük bir hayal kırıklığına uğradığımı söylemek istiyorum. Şiirlerindeki en büyük sorun aynı tasvirleri farklı farklı şiirlerinde tekrarlamasıydı bana göre. Evet şairin kendine has imgeleri ve üslubu vardır fakat aynı imgeleri aynı şekilde farklı şiirlerin içine koymak özgünlükten çok tasvir etme sınırlılığını gösterir. Elif Sofya şiirlerinde kendini ve genel anlamda insanları doğa imgeleriyle tasvir etmiş fakat ağaç, su... tasvirleri birçok şiirde birbirinin aynısı denebilecek düzeydeydi. Sayfayı çevirmeyi mi unuttum diye bile düşündüğüm oldu. Bir diğer büyük sorun ise bazı şiirler kendi içinde çok fazla uyumsuzdu ve hatta bazen mısralar bile ortak bir temaya bağlanmıyordu. Şu şiiriyle örneklemek istiyorum: *İNSANİ ŞEYLER Yaprakla yıkıldı bendeki ağaç Kökünde asfalt göğsünde Kuşların hayaletleri cıvıldayarak Bu bir birdenbire aymaktır gerçeğe Kimsenin gölgesi bile kalmıyor geleceğe Sen senin sandığın kişi Değilsin bende Bendeki kendine güvenme Dümdüz gideceksin gidebildiğin yere İşte bundan ben Çok sıkılıyorum insani şeylerden Bu şiiri okurken acaba bir baskı hatası oldu ve başka başka şiirlerin bölümleri birbirine mi karıştı diye düşündüm. Bu kadar vasatın vasatı, kendi içinde kopuk ve ortak bir duyguya bağlanamayan bir şiiri yazıp da
HayhuyElif Sofya · Yapı Kredi Yayınları · 201929 okunma