Yağmur

Yağmur
@simsekyagmur
153 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Hak Ettiğinden Fazla Değer Biçilen, Abartıldıkça Abartılan Bazı Kitaplar ve Yazarlar Listem: *Küçük Prens (Kötü bir kitap değil ama “Herkes mutlaka okumalı, bunu okumadan ölmeyin, yetişkinler için de bir dönüm noktası yaratır” tarzı yorumlara katılmıyorum.) *Çavdar Tarlasında Çocuklar (Bir kitaptaki argo, sokak dili vs. beni pek rahatsız etmez ama bu kitabı okurken gerçekten rahatsız oldum. Yanlış anlamayın sebep argo kullanıp kullanmamak da değil aslında, onun nasıl kullanıldığı. Bu kitabın diliyle ciddi sıkıntılarım var.) *İçimizdeki Şeytan *Stefan Zweig’in çoğu kitabı (Satranç’ı dışarıda tutuyorum ama diğer kitapları bana göre ortalama. Çoğu insanın sürekli bu adamın kitaplarını okumasının sebeplerinden bir tanesi de kitaplarının sayfa sayısının azlığı. Dürüst olun arkadaşlar :) ) *Ayşe Kulin (Gizli Anların Yolcusu’nu unutamıyorum. Bu çok güzide kitapla Ayşe Kulin kendince ayrımcılığı indirgemeye çalışmış. Türkiye’de zaten eşcinselliğe bakış açısı felaket durumdayken bir de çocukken tecavüze uğrayıp eşcinsel “hale gelen” bir adamı anlatmak, her ne kadar o niyetle yazılmasa da, sanki eşcinselliğin sebebi sadece bu ve bu tarz olaylarmış gibi bir algıya yol açabilir. Bu olmaz kesinlikle, yaşanmaz demiyorum ama farkındalık yaratmaya çalışırken sadece çevresel faktörlerlerle açıklamak da LGBTİ+’ya karşı daha ayrımcı bakışlara sebep olabilir. Lütfen yazarlar farkındalık yaratırken direk kafalarındaki yazmak yerine biraz sorup soruştursunlar.) *1984 (Kesinlikle çok güzel kitap ama başka kitaplar da okumayalım mı artık?) *Çalıkuşu (Diğer Milli Edebiyat örneklerinden farklı değil. Peki neden özellikle bu kitap?) *Duygu Asena (Bir kitabını okudum yorum yapmam ne kadar doğru bilmiyorum ama o kitabı okumam bile yazılarının düzlüğünü ve aynılığını çıkarmama yetti.
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
CAN YAYINLARINA KARŞI ALINAN TAVIR HAKKINDA:
Bugün bir arkadaşımın twitterda birkaç gündür dönen, Can yayınlarına karşı yürütülen, çok acımasız linç kampanyasını ayrıntıyla göstermesiyle twitter hesabımı neden uzun süredir kapalı tuttuğumu hatırladım. Evet sınırsızca eğlenebiliyoruz, topluca hareket etmede güzel bir araç ve her türlü haberi erkenden öğrenebiliyoruz twitterda ama orada öyle kullanıcılar var ki yazdıkları iletileri özgürce yazarken diğerlerinin özgürlüklerini, beynini, kalbini dağıttıklarından habersizler. Kesinlikle linç ve aşağılamanın en yoğun olduğu ve bunlara insanların kolayca kanıp toplandığı bir yer olduğu açık. Kurbanlar listesine şu günlerde Türkiye'nin en köklü ve başarılı yayınevi de katıldı. Yapılan bir hata var ortada, evet. Zaten kimse bir hata olmadığını iddia etmiyor ve gereken özürler de fazlasıyla dilenmiş. Yayınevi sahibi Can Öz kitabı toplatacağını açıklamış, kitabın çevirmeni sebebini güzelce açıklamış. E neden hala vicdansızsa saldırılıyor yayınevine? Neden bir iki kullanıcının lafıyla sert bir tepki ortaya çıkıyor? O kapatılsın istedikleri yayınevini kurana da mı saygıları yok bu insanların? İnsanlar naif bir şekilde özrünü dilerken ve kendini açıklarken hala konuları çarptıran, acımasızca bu insanları linç edenler birazcık olsun utanır umarım. Kim ne derse desin Can yayınları geçmişten bugüne çok değerli yazarlar ve çevirmenler barındırdı kendi içinde ve öyle de devam edecek. Hepimizin içinde o beyaz üstü kırmızı kalp baskılarıyla oldukça nostaljik anılara sebebiyet veren çok çok değerli bir yayınevidir. Umarım üzerinde dolaşan bu kirlilikler kısa zamanda temizlenir ve hiçbir leke almaz. Bize yine güzel kitaplar sunmaya devam edeceğinden eminim.
Carol
"Ne kadar garip birisiniz.Sanki gökyüzünden düşmüş gibisiniz." youtu.be/-p5oKzEvvWg