"Bir kula bir hüzün, dert ve kaygı geldiğinde şöyle dua ederse Allah mutlaka onun hüzün, dert ve kaygısını giderir, yerine gönül fe- rahlığı getirir: "Ey Allah'ım! Şüphesiz ben senin kulunum, erkek ve kadın kul larının oğluyum. Senin emrinin altındayım. Hakkımda verdiğin hüküm geçer. lidir. Bu hükmün adildir. Senin kendini isimlendirdiğin veya kitabında indirip belirttiğin veya herhangi bir varlığa öğrettiğin veya kendi katında gayb ale- minde tercih ettiğin her isimle senden diliyorum. Şu yüce Kur'an'ı kalbimin bahanı ve gönlümün nuru yap. Onunla hüznümü yok et, dert ve kaygılarımı gider." Bunun üzerine sahâbîler: "Ey Bunu başkalarına öğre- telim mi?" dediler. Hz. Peygamber: "Evet, bunu işitenlerin başkalarına öğret- mesi gerekir" buyurdular.3"