İki insanın birlikte daha yüksek bir hakikati arama tutkusunu paylaşacağı bir aşk hayal ediyorum. Belki de bunun adına aşk dememeliyim.Belki de bunun adı gerçek arkadaşlıktır.
Nietzsche Ağladığında(s.330)
Cumhuriyet çağında bizim sandığımız gibi hükümetin halkla öyle direkt bir ilişkisi olmamıştır. Yazık ki bu bir gerçektir. Ağalar,hiçbir zaman hükümetle halk arasında boş bırakmamışlardır. Bunu kaldırmaya da hükümetlerin gücü yetmemiştir.
Bir toplum böyle köksüz,yoksul amaçsız bir hale gelirse o toplumdaki insanların birinci işi dedikodu olur. Evde dedikodu, sokakta, çarşıda pazarda,gazetede her yerde dedikodu...Yedisinden yetmişine kadar dedikoduyla geçinen bir bölük..