İnsan, en büyük yolculuğunu dışarıya değil, kendi içine yapar. Nice dağlar aşsa da, içindeki karmaşaya adım atmadıkça gerçekten ilerleyemez. Çünkü zihin, kendini kandırmakta ustadır; hakikati eğip büker, ona katlanmak yerine onu unutur. Oysa özgürlük, önce içte başlar. Zincir sandığın şeyler belki de sadece korkularının yansımasıdır. Sessizlikten kaçtığın her an, aslında kendinden kaçtığın andır. Ve ne gariptir ki insan, en çok kendine yabancıdır. Gerçeği duymaktan korkar, çünkü gerçeği bilmek sorumluluk ister. Dış dünyayı suçlamak kolaydır; asıl zor olan, aynaya bakıp orada gördüğünü kabul etmektir. Hakikati görebilmek için göz gerekmez, cesaret gerekir.