Bedenimin üzerinde esip geçen bir rüzgâr gibiydi, ne ağırlığı vardı, ne sınır çizgileri; kendimi onunla sarmalayamıyordum. Manzaralar gözlerimin önünden ağır ağır geçiyor, kulaklarım bana söylenenleri duymuyordu.
Duygularımı ona açık açık yazdım. Hâlâ anlayamadığım pek çok şey vardı, anlamak için ne kadar çabalasam da galiba bunun için zaman gerekecekti. Bu zaman geçtiğinde ben hangi noktada olacaktım acaba?