Ben zannediyordum ki, ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Anlıyorum ki, değilmiş...yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lâzımmış... Daha fenası gizli akıntılar varmış ki, insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş... Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Hatıralarının en güzelleri, en eskileriydi. Çocukluğunun ilk seneleri oldukça hoş geçmişti. Ondan sonra acılar, ümitsizlikler, isyanlarla dolu bir işkence devresi başlıyordu.