b’

b’
@sincerelystrwbryia
kendimi ararken okuduklarım
Puan vermedi·216 syf.·
2025 63. kitabı
Bu ay dinlediğim harika kitap! Başak Daşman’a teşekkür etmem lazım dinlerken bu kadar keyif almam sebebidir kendisi. Dizi tadında, 90’lı yılların sonunu, milenyuma merhaba diyen Mihrap’ın ve onun hayatında olduğu insanların hikayesini okuyoruz. Dolandırıcılar kralı Şevket dayı, ciğersiz Dalyan, canbaz Aykut , Ayten abla, deli Asım ve daha niceleri…
1000Kitap
Bizim ZamanımızSinem Sal · Karakarga Yayınları · 20211,864 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·192 syf.·
2024 70. kitabı
Şans eseri görüp arka kapak yazısını okuyunca merak edip aldığım bir kitaptı Yel Dilediği Yerde Eser. İyi ki de almışım. Açıkçası ben bu tarz kitapları okumayı seviyorum. O yüzden bu kitabı okurken de çok keyif aldım. Kitabın konusuna gelirsek , Chiara evli ve üç çocuk annesidir. Evi sessizlikle çevrelendiği bir anda üç mektup kaleme alır . Bunlardan birincisi evlatlık kızı Alishayadır. İkincisi biraz dik kafalı ve sorunlu diyebileceğimiz öz kızı Ginevraya ve sonuncusu ise eşi Davide ile minik oğlu Eliaya. Yaşadıklarını, gözlemlediklerini bazen bir anne bazen bir eş ve bazen küçük bir kız çocuğu olarak bize sunuyor Chiara. Onun sorgulamalarını , aldığı - almak zorunda kaldığı bazı kararları ve onların yüreğinde bıraktığı izlerin gölgelerini okumak etkileyiciydi. Umarım en yakın zamanda yazarın diğer kitaplarını da okuyabilirim.
1000Kitap
Yel Dilediği Yerde EserSusanna Tamaro · Can Yayınları · 202474 okunma
10/10
·144 syf.·
2024 66. kitabı
Okurken çok zorlandım. 36. sayfaya geldiğimde aslında bu kitabı okumak için pek de hazır olmadığımı anladım ama yine de okumaya devam ettim. Bu kitabı okurken çok zorlandım çünkü yaşadığım bir kaybı benzer bir şekilde öğrendim. Benzer ani bir telefon, benzer bir konuşma anı. Duygu yoğunluğu çok yüksek bir kitap. Bazı anları ve hisleri tekrar tekrar yaşatıyor yazar. Okurken bazen durup kelimelerdeki o duyguları hazmetmeniz gerekiyor. Sürekli bazı anları tekrar tekrar yaşıyoruz. Yaramız kapanmıyor, yasımız bitmiyor. Tam devam ediyoruz derken tekrar aynı yere geliyoruz. Hayatımız onun etrafında şekilleniyor sanki. Kitap boyunca bunları okuyor, bunları hissediyor, bunları yaşıyoruz. ''Sen on altı yaşındayken ölüm hakkında iki şiir yazmıştım : Ölüm senden bir şey aldığında onu geri ver ölenden, ölen yaşıyorken ölen senin kalbinken aldığın şeyi geri ver onu bir güle ver, bir kıtaya, bir kış gününe başlığının karanlığından seni izleyen bir çocuğa ver Ölüm senden bir şey aldığında onu geri ver ölenden, siz yağmurda kar altında öylece dururken güneş altında ve ölen yaşıyorken ve sanki sana hatırlamadığın onun da unuttuğu ve üzerinden sonsuz zaman geçmiş sonsuz zaman geçmiş sana bir şey soracakmış gibi sana yüzünü çevirmişken aldığın şeyi geri ver''
1000Kitap
Carl’ın Kitabı: Ölüm Senden Bir Şey Aldığında Onu Geri VerNaja Marie Aidt · Everest Yayınları · 2022243 okunma
9/10
·363 syf.·
2024 53. kitabı
Son zamanlarda sosyal medyada - kadınlar aracılığıyla - sıkça karşıma ‘’aile içerikleri’’ ile çıkan ve kilisenin yardımıyla (daha doğrusu fonlamasıyla) bir propaganda haline gelen mormonluğu merak etmemle karşılaştığım kitap. Her ne kadar bu kitabı mormonluk üzerine araştırıp, alıp okumaya başlasam da bu kitabı sadece bu konu üzerinden sınırlandırmak hata olur. Taranın deyim yerindeyse yeniden küllerinden doğuşunu okuyoruz. Kimi zaman kendi için kimi zaman aile üyeleri için verdiği mücadeleleri , sorgulamaları, aldığı kararları veyahutta vazgeçtiklerini yazdıklarıyla şahit oluyoruz. Kitabın başından sonuna kadar dikkatimi çeken bir şey vardı. Tara babasından bahsettiği kısımlarda ‘’babam’’ diyerek olayı bize anlatmayı tercih ederken ; konu annesine gelince ‘’anne’’ , ‘’anneye..’’ gibi iyelik eki olmadan aktarmayı tercih etmiş. Hatta kitabın 31.bölümünde geçen bir kısımdan yola çıkarak acaba annesinin Tarayı kendi tabiriyle ‘’ onun annesi olmamayı tercih ettiği ‘’ gibi yazarımız da onu annesi olmadığını mı tercih etmesinden kaynaklı bir vurguydu bu? Belki de içten içe bazı şeylerde annesini sorumlu tutmasından kaynaklanıyordu bu yazım şekli? Sonuç olarak Taranın kendi için verdiği mücadele kesinlikle okumaya değer.
Edebiyat
TalebeTara Westover · Domingo Yayınevi · 20194,800 okunma
Puan vermedi·400 syf.·
2024 50. kitabı
Bulunulabilecek her platformda prı yapılıp, baskısı övülünce ve arka yazısını da okuyunca merakla alıp okumaya başladım. Öncelikle şunu söylemem lazım bu kitapta insanın sinirine dokunan şeyler var. Mesela birçok insan kitabın basımına bayılmış AMA kitapta yazım hataları var, içinde geçen eser isimleriyle yanındakiler tutmuyor, kitap bölüm bölüm eserleri konu alarak ilerliyor fakat bazı eserler o ''harika'' şömizde yok . Orijinal baskısının nasıl olduğunu bilemiyorum ama eserlerin şömizde olmasını değil de kitabın ilgili bölümlerinde olmasını isterdim. Neyse. Sanatla alakalı yetkin bilgilerimin olduğunu söyleyemem. O yüzden ''çok doyurucu bir eserdi!'' ya da ''sanatla ilgilenen herkesin okuması gereken bir eser!'' naraları atamam. FAKAT bu kitabın içindeki sanatçılar, eserleri , etkilendikleri sanat akımları didaktik bir tavırla yazılmış ki sanatla alakalı herhangi bir ders alıyormuş gibiydi. Belki de bilgilerimin eksik oluşu bana böyle hissettirmiş olabilir bilemiyorum. Kitabın arka kapağındaki '' Sanat tarihçisi Thomas Schlesser, güçlü duygularla çevrili bu evrensel masalda okuru GÖRMEYİ ÖĞRENMEYE DAVET ederken sanatın insanın anlam arayışındaki vazgeçilmez yerini yeniden hatırlatıyor.'' cümlelerine kesinlikle katılmıyorum. Çünkü yazarımız bize görmeyi öğrenmeye davet etmek yerine eserde ne görmemiz gerektiğini satırlarca anlatıyor. Sanırım insanların övgülerine aldanıp kitaplara şans vermek yerine hayatın akışında dikkatimi çeken kitapları okumam bana çok daha iyi geliyor.
1000Kitap
Mona'nın GözleriThomas Schlesser · Timaş Yayınları · 2024645 okunma