“beni hâlâ sevdiğini sanıyor, oysa artık sadece bir yaslanma olasılığıyım onun için. dengesini kaybettiğinde elini boşluğa uzatıp da tutunuverdiği ilk şey. artık kimsenin düşeyazarken tutunuverdiği bir şey olmak istemiyorum.”
“artık yeni insanlar sevmekte güçlük çektiğin yaşlara geldiğinde, daha az müşkülpesent ve muhtemelen daha cesur olduğun yaşlarında bir yolunu bulup çok sevmeyi başardığın birini havaalanına bıraktıktan sonra, o dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan, bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.”
“sevgili okurum, benim o anda çektiğim acıyı tanrı sana çektirmesin. o anda yüreğimden sökülen akan o çılgın, kavurucu gözyaşları senin gözlerinden hiçbir zaman akmasın. o anki dualarım kadar umutsuz, azap dolu dualar senin dudaklarından hiçbir zaman dökülmesin.”