Ayık olmayandan kendine teselli
Bazen düşünürüm, buradan bile anlaşılabilir belki ne kadar düşüncesiz olduğum, bazen düşünürüm, bazen, son zamanlarda özellikle içtiğim zamanlar düşünürüm, neden derse birileri bellidir cevabı ama yine de bilmez cühela için hatırlatayım, düşünmek fevkalade acıtır, dikkate almaya değmez, yeryüzü aleminin milyonlarca yılını düşündüğümde felaket çarpanları o kadar akılalmaz bir cehennem parodisinde rakseder ki depremler filan artık sessiz sinema kadar gürültü verir kulaklatımıza.. Trajedimiz insanlığa, yalnızca insanlığa ait olduğu için irkitir ve korkutur bizi, çünkü bir insan olarak bir sonraki müstakbel hedef biz'izdir. Bu Freud'sal bir çözümleme oldu sanırım. Neyse ki zaman var da hafifletir tüm endişeleri. Bazı anlar vardır, sana öğretilen her şeyin aslen sadece bir önceki neslin bir devam niteliği olduğu ve bir gerçekliği ifade etmediği, sadece yaşadığın mekan/tarih iş birliğinde öyle bir aşılamaya maruz bırakılmanın hazin neticesi olduğunu er geç fark edersin. Ne zaman, düşündüğün vakitler, düşünmezsen, fark edemezsin ve ne kadar az düşünüyoruz. Ben dahil, çember dışı değilim. İmlâ kuralları belki de kalemi ele aldığında ifade gücünü yansıtan bir gerçekliği ortaya koyan yasalar bütünü değildir ve gerçek dışılığı vurgulaman ve aslında bambaşka bir gerçekliğin olduğunu algılaman için bambaşka bir bakış açısı kazanman gerekmektedir. Kim bilir, Tutunamayanlar'ın noktasız virgülsüz ve hatta hiç sonu gelmeyecek Saramago cümlelerini düşün. Veya geçmiş zaman yazılarını, sözün ilk yazıya dönüşünü, neydi ne oldu, kim bilir? İlk seven kimdi? Sevmekten ne anlıyoruz? İlk sevene ne oldu? Adem'i Havva'yı bilmem ama çok yol kat ettiğimiz belli bu yolculukta. Geçenlerde ahaliden mecburi istikamet bir dost, bir şiirden mevzu bahis açtı, bildiğimiz duyduğumuz, ama pek belli etmeyiz
İLGİ DUYDUĞUNUZ ALANA GÖRE ÖNERİLER.
İlgili Alanlar: Psikoloji, mitoloji, botanik, felsefe, dil ve kökenleri, müzik, sanat tarihi, gastronomi, edebiyat. 1. PSİKOLOJİ 📚 Kitap İnsanın Anlam Arayışı – Viktor E. Frankl (Toplama kampı deneyimlerinden doğan, varoluşçu psikoterapinin temel taşı.) Hafifçe Bir Silkinsek? – Engin Geçtan (Türkiye’nin en değerli psikiyatristlerinden, insan ilişkileri ve çağın getirdiği yabancılaşma üzerine.) Düşünme, Hızlı ve Yavaş – Daniel Kahneman (Zihnimizin kararları nasıl aldığını ve bilişsel yanılsamaları anlatan Nobel ödüllü başyapıt.) 🎬 Film Shutter Island (Zindan Adası) – Yön: Martin Scorsese (Algı, travma ve savunma mekanizmaları üzerine kusursuz bir psikolojik gerilim.) Memento (Akıl Defteri) – Yön: Christopher Nolan (Anterograd amnezi [yakın hafıza kaybı] ve kimlik inşasını ters kronolojiyle işleyen bir yapıt.) Persona – Yön: Ingmar Bergman (İnsan ruhunun maskelerini [persona] ve kimlik çözülmesini anlatan sinema klasiği.) 🎙️ Podcast Merdiven Altı Terapi – Deniz Dülgeroğlu Anlam Arayışı – Umut Ateş Hidden Brain – Shankar Vedantam (NPR) (İngilizce; insan davranışlarının arkasındaki bilinçaltı kalıpları inceliyor.) 📄 Makale / Akademik Eser "Grup Psikolojisi ve Ego Analizi" – Sigmund Freud "Kitlelerin Psikolojisi" – Gustave Le Bon (Kitle davranışlarını anlamak için temel metin.) "The Magical Number Seven, Plus or Minus Two" – George A. Miller (İnsan hafızasının sınırlarını belirleyen, bilişsel psikolojinin en ünlü makalelerinden biri.)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
TELEGRAM: KENDİNE HAS BİLGİ, TEKNOLOJİLERLE...
(...) Kısacası, “cihazlı” TELEGRAM dahil hepsi “zihin kontrolü ve yönlendirmesi” çerçevesinde değerlendirilebilecekken, bu çatı kavramı altında sayabileceğimiz TELEGRAM, psikolojik savaş kampanyaları, propaganda teknikleri, beyin yıkama, şuuraltı mesajlar, hipnoz, uyuşturucu, kimyevî maddeler veya ilaçlar, nörolojik implantlar, beyne cerrahî uygulamalar, eğitim, müzik, sinema, basın, NLP ve tüm diğerleri, bir nev’i ALT ŞÛBE niteliğindedir ve hepsi ayrı ayrı ele alınmalı, hepsi birbiriyle ilgili olsa dahi bir diğeriyle karıştırılacak, yâni bir kavram karmaşasına yol açacak şekilde adlandırılmamalıdır. Öte yandan TELEGRAM, bütün bu alt şûbe niteliğindeki zihin kontrolü ve yönlendirmesi metodlarının hepsinin bilgi, tecrübe, teknik ve teknolojileri üzerinde yükselen, hepsinden kendisine lâzım olanı alıp kullanan, ancak sadece kendisine has bilgi, teknik ve teknolojilerle de teçhiz edilmiş bulunan, doğrudan beyni hedefleyerek hem zihni hem bedeni manipüle edebilen, en gelişmiş ve en etkili “zihin kontrolü ve yönlendirmesi” uygulamasıdır diyebiliriz. -Hayreddin Soykan, "KÜLTÜR EMPERYALİMİZMİNİN GÖZDE SİLÂHI TELEGRAM", -Telegram Nedir veya Ne Değildir-, akademyadergisi.com, 10 Eylül 2017-
Gökten kayan yıldızlar Acaba ben ölmüş olsaydım, yıldızların hangisi kayacaktı? Bilsem imanına tükürdüğümün yıldızlarından hangisi benimdir, vallahi göğe merdiven kurar, çiviyle onu göğe çakardım. Fosforlu Cevriye Suat Derviş endlessfreedom endlessfreedom Öncelikle Allah Tealanın selam ve kelamı hepinizin üzerine olsun değerli 1000 k okuyucusu endlessfreedom şunu diyor Acaba ben ölmüş olsaydım, yıldızların hangisi kayacaktı kayan Türkiyenin ekseni Türkiyenin yıldızıydı kahramanmaraş okul saldırısında 10 kişinin yıldızı söndü bu 10 kişi Türkiyenin en acı en ağır kaybı oldu peki biz durdurabildikmi gökteki yıldızların sönmesini engelleyebildik mi değerli yazarlarımızdan Suat Derviş Bilsem imanına yıldızların hangisi benimdir, vallahi göğe merdiven kurar, çiviyle onu göğe çakardım bu Türkiyede sönmeden parlaması gereken bir yıldız değilmi ancak zamansız gelen o çocuk ölümleri ben iman sahibiyim ben vicdanlıyım diyen herkesin gecesini zifiri bir karanlığa çeviriyor işte Kahramanmaraş deprem yarası sarılmadan o on kişinin yarası matemi hepimizi sarsıyor yaşlar bitmiyor saygıdeğer okuyucu endlessfreedom diyorki suat dervişten yaptığı alıntıda imanına tükürdüğümün evet ne diyordu şair zalimi ve zulmü sevme tükür celladın yüzüne hepimizin başı sağolsun Allah rahmeti ile muamele etsin Maraşta 11 yaşında Almina Ağaoğlu vefat etti oysaki onun yıldızı gökyüzünde parlıyordu eğer sizin yıldızınız gökteki nice yıldızı karartıp engelliyorsa o yıldız zulümlerin sebebidir Hayat sadece kıyam ve cihattan ibarettir Hayatın tadını ancak ölümden kurtulanlar bilirler. Siz Bir Alçaksınız! Peyami Safa endlessfreedom endlessfreedom Değerli okuyucular Allahın selamı sizlere olsun Es selam Aleyküm ve Rahmetullah peyami safa Hayatın tadını ancak ölümden kurtulanlar bilirler der refah ve
Duygu ve Düşünce
Metropol Kadını!
İçeriye giren, otuzlu yaşlarda tipik bir metropol kadınıydı. Kendini kimseye ait hissetmeyen ve kimseyi de sahiplenmek istemeyen bir kadın… Yalnızlığı bağımsızlık, kimsesizliği özgürlük zanneden ama aslında sevmeyi ve sevilmeyi bilmediği için içine düştüğü yalnızlığı güç gösterisi zanneden bir kadın tipi… Bunların ayakta kalabilmeleri mucize sayılır, çünkü aslını inkâr edip doğal fıtratlarından uzak bir yaşam biçimi seçerek girdikleri her ortamda modern olduklarını kanıtlamak için yorgun düşerler ve bu kimliksizliğin altında gönüllü olarak ezilirler. Bunların modernlikten ne anladıkları da meçhuldür. Çatal peçete medeniyetini modernlik zanneden tiplerdir bunlar. Daha trajik yanı da 'modern' kelimesinin manasını da bilmezler; ezbere giden, taklitçi, özünü reddeden, sıradan ve sürüden insanlardır. Modern kelimesi 'Bugüne ait' demektir ve literatüre girmesi de Hristiyanlığı benimseyen Romalıların, eski pagan kültüründen tamamen koptuklarını ve yeni bir kültür olduklarını belirtmek için kendilerine 'modern' demeye başlamalarıyla olmuştur. Modern olmak demek, başka bir kültürden ayrı olmak, o kültürü taklit etmekten kaçınmak, seni sen yapan öz değerlerini korumak ve o değerlere göre yaşamak demektir. Batı’ya özenip onları taklit ederek onlar gibi yaşamak, 'modernlik' zannediliyor. Batı’ya medeniyeti öğreten bizim atalarımızdı, fakat bunu unutturdular ne yazık ki. Bir insan, ahlakı güzel, sözleri rahatlatıcı, bakışı huzur verici, eli cömert, huyu yumuşak, dini ve milli değerlerine bağlı, ailesine, eşine, çocuğuna merhametli, kul hakkına dikkat eden, hiçbir canlıyı incitmeyen, hainlik yapmayan, topluma faydalı olan, kendini cahillikten kurtaran biri ise, işte o modern bir kişidir. Yoksa gavurdan örnek aldığı yemek masası düzeni, çağdaşlık adı altında vücudunu sergilemesi,
1000Kitap
ANDREİ TARKOVSKY / STALKER | 1979
“Diğer tüm sanat dallarının aksine sinema, zamanın akışını yakalayıp durdurabilme, hatta ona sonsuza dek sahip olabilme yetisine sahiptir. Ben sinemanın zamanı şekillendirmek olduğunu söylerim." Tarkovsky, Stalker'ı "insanın haysiyeti nedir ve özsaygısı olmayan bir adam nasıl acı çeker" sorularına yanıt aramak için çektiğini belirtmiştir.
Film